Türk Telekom 5G başlangıcına akıllı şebekelerle hazırlık yapıyor

Türk Telekom 1 Nisan'daki 5G başlangıcına MWC 2026'da güçlü mesajlarla hazırlanıyor. Yapay zeka destekli akıllı şebekelerle hem kurumların hem de bireylerin genişbant internet beklentisine fiber altyapı ile yanıt verecek

GSMA tarafından düzenlenen Mobile World Congress 2026 (MWC 2026), Türk Telekom'un 1 Nisan'da başlayacak ticari 5G süreci öncesinde yaptığı kapsamlı hazırlıkları uluslararası kamuoyuna duyurduğu bir vitrine dönüştü. Şirket, hem yıllara yayılan fiber altyapı yatırımlarını hem de yeni nesil şebeke teknolojilerini devreye almaya hazır olduğunu açıkladı.
Ocak 2026 sonu itibarıyla 539 bin kilometreye ulaşan fiber ağıyla 5G dönemine güçlü bir giriş yapmaya hazırlanan Türk Telekom, fiberle bağlı baz istasyonu oranını yüzde 60 seviyesine çıkardığını duyurdu. 5G teknolojisinin yüksek hız ve düşük gecikme potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyabilmesi için baz istasyonlarının fiber optik altyapıyla omurgaya bağlanmasının kritik önemde olduğu vurgulanırken, şirket bu alandaki yatırım avantajını rekabet üstünlüğüne dönüştürmeyi hedefliyor. Yönetim, "Herkes için 5G" vizyonu doğrultusunda 81 ilin tamamında erişilebilir ve yüksek performanslı bir şebeke sunmayı amaçladıklarını belirtti.

KUSURSUZ OYUN DENEYİMİ
MWC 2026'daki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise Nokia ile imzalanan iş birliği oldu. Taraflar, 5G şebekesinde L4S (Low Latency, Low Loss, Scalable Throughput) teknolojisinin entegrasyonu için bir İyi Niyet Sözleşmesi imzaladı. Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi'nde daha önce test edilen teknoloji, kongrede uygulamalı olarak sergilendi. Demo alanında oluşturulan kontrollü şebeke yoğunluğu senaryosunda, L4S devre dışıyken VR oyun deneyiminde donma ve gecikmeler yaşandığı teknoloji devreye alındığında ise veri akışının akıllı biçimde yönetilerek deneyimin saniyeler içinde stabilize edildiği gösterildi.
Şirket, bu entegrasyon sayesinde başta VR oyunlar ve video konferans olmak üzere uzaktan eğitim, endüstriyel uzaktan kontrol, simülasyon ve etkileşimli canlı yayın gibi gecikmeye duyarlı alanlarda performans artışı hedefliyor.

EKOSİSTEM YATIRIMI ÖNE ÇIKTI
Türk Telekom, 5G hazırlıklarını yalnızca altyapı yatırımıyla sınırlı tutmadığını da vurguladı. 2025 üçüncü çeyreği itibarıyla 30.8 milyon mobil aboneye ulaşan şirket, frekans sürecini mobil stratejisiyle uyumlu biçimde tamamladığını ve abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör konumuna geldiğini açıkladı. Bu durumun, 5G döneminde artan veri talebini kapasite sıkışıklığı yaşamadan karşılamaya imkân sağlayacağı ifade edildi. BTK verilerine göre mobil pazarda ikinciliğe yükselen ve Mobil Numara Taşıma pazarında liderliğini koruyan şirket, 5G ile birlikte büyüme ivmesini artırmayı planlıyor. Şirket ayrıca 5G sürecini, Türkiye'nin teknoloji üretim kapasitesini artıracak bir ekosistem hamlesi olarak konumlandırıyor. İştirakleri ve teknoloji şirketleri arasında yer alan Argela, Netsia, i2i Systems, P.I. Works, Plan-S ve Qubitrium ile geliştirilen çözümler de Barselona'da tanıtıldı. Bu yaklaşımın, 5G'yi yalnızca bir şebeke yükseltmesi değil, aynı zamanda yerli teknoloji geliştirme ve ihracat fırsatı olarak değerlendirme stratejisinin parçası olduğu belirtildi.


UYGULAMALARLA GELECEĞE HAZIRLIK
1 Nisan itibarıyla devreye alınacak 5G altyapısı, Türk Telekom'un yıllardır sürdürdüğü fiber yatırım stratejisinin sahadaki karşılığı olarak hayata geçecek. MWC 2026'da yapılan açıklamalar, Türk Telekom'un 1 Nisan'da başlayacak ticari 5G hizmeti öncesinde üç temel alanda hazırlıklarını tamamladığını ortaya koyuyor: güçlü fiber altyapı, düşük gecikmeyi hedefleyen yeni nesil şebeke teknolojileri ve kapasite avantajı sağlayan frekans stratejisi. 539 bin kilometrelik fiber ağın üzerine inşa edilen bu yapı, şirketin 5G'yi yalnızca daha hızlı mobil internet değil; oyun, eğitim, sağlık, sanayi ve akıllı şehir uygulamaları için yeni bir dijital platform olarak konumlandırdığını gösteriyor.

***


YAPAY ZEKA VE YETENEKLİ KAMERALAR YENİ NESİL TELEFONLARI DEĞİŞTİRİYOR
Mobile World Congress 2026 kapsamında Barselona'da tanıtılan yeni nesil akıllı telefonlarda rekabetin odağında yine kamera teknolojileri vardı. Üreticiler, işlemci gücü ve tasarımın ötesine geçerek özellikle mobil fotoğrafçılık, video performansı ve yapay zekâ entegrasyonlarını ön plana çıkardı. Çinli üretici vivo, etkinlikte sahneye çıkardığı vivo X300 Ultra modeliyle büyük sensör ve gelişmiş periskop telefoto sistemine vurgu yaptı. Düşük ışık performansı, portre derinliği ve uzun menzilli optik zoom kabiliyetiyle dikkat çeken cihazda, yapay zekâ destekli görüntü işleme motoru sayesinde detay kaybını azaltan ve renk doğruluğunu optimize eden algoritmalar öne çıkarıldı.

OPTİK YAKINLAŞTIRMA YETENEKLERİ
Xiaomi cephesinde ise Xiaomi 17 serisi, kamera tarafında Leica ile sürdürülen iş birliğini daha da ileri taşıdı. Leica imzalı lensler, özel renk profilleri ve gelişmiş optik kalibrasyon, özellikle profesyonel fotoğraf estetiğini mobil cihazlara taşımayı hedefliyor. Ultra modelde büyüyen ana sensör, gelişmiş optik görüntü sabitleme (OIS) ve sinematik video modları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. MWC 2026'da dikkat çeken bir diğer lansman ise Samsung tarafından gerçekleştirildi. Şirketin yeni amiral gemisi Samsung Galaxy S26 Ultra, kamera donanımı ile yapay zekâyı daha derin bir entegrasyonla bir araya getiriyor. Geliştirilmiş ana sensör, daha yüksek optik zoom kapasitesine sahip periskop telefoto lens ve çoklu kamera sisteminde iyileştirilmiş sensör füzyonu dikkat çekiyor.

YAPAY ZEKA TELEFONUN PARÇASI
Samsung, özellikle cihaz içi yapay zekâ (on-device AI) yeteneklerini kamera deneyiminin merkezine yerleştiriyor. Gerçek zamanlı sahne analizi, nesne tanıma, dinamik aralık optimizasyonu ve gelişmiş gece modu algoritmaları sayesinde fotoğraf çekimi sırasında anlık optimizasyon sağlanıyor. Video tarafında ise yapay zekâ destekli stabilizasyon, otomatik kadrajlama ve gürültü azaltma özellikleri içerik üreticilere yönelik konumlandırılıyor. Ayrıca üretken yapay zekâ tabanlı fotoğraf düzenleme araçları; istenmeyen nesne silme, arka plan genişletme ve ışık iyileştirme gibi işlemleri doğrudan cihaz üzerinde gerçekleştirebiliyor. Fuarda öne çıkan genel eğilim, yalnızca megapiksel artışı değil sensör boyutu, optik kalite ve hesaplamalı fotoğrafçılığın (computational photography) birlikte optimize edilmesi oldu. 1 inçe yaklaşan sensörler, değişken diyafram sistemleri, 8K video kayıt ve yapay zekâ destekli görüntü işleme motorları amiral gemisi segmentinde standart hâline gelmeye başladı. Barselona'daki lansmanlar, 2026 yılında akıllı telefon rekabetinin "cebe sığan profesyonel kamera" vizyonu etrafında şekillendiğini gösteriyor. Kamera donanımı ile yapay zekâ yazılımının bütünleştiği yeni nesil modeller, özellikle içerik üreticileri, mobil gazeteciler ve sosyal medya kullanıcılarını hedef alıyor.

***


ASPİLSAN ENERJİ VE ULAK'TAN MWC26'DA STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ
Yerli ve milli telekom bataryaları Türkiye'nin güçlü iletişim altyapısına güç katacak. Her koşulda şebeke güvenliği öne çıkarken tedarik sorunu olmadan altyapı devamlılığı sağlanacak