Terörist İsrail'in bölgede kendisine risk oluşturabilecek hiçbir gücün ayakta kalmaması üzerine inşa ettiği ve her fırsatta dile getirdiği güvenlik doktrini gerekçesiyle İsrail ve ABD terör ittifakı İran'a saldırdı.
Emperyalistler, Osmanlıyı yıktıktan sonra Müslüman dünyayı kontrol etmek ve devamlı müdahalede bulunabilmek için İngiltere öncülüğünde İsrail'i kurdular. Emperyalizmin motor gücü gördükleri Siyonizmi desteklediler ve çıkar ilişkisinden dolayı İsrail'in yanında durdular. Epistein rezaleti, Batılı iktidarların, devlet ve halklarının çıkarına uygun olmasa bile liderlerinin sapkınlıkları yüzünden İsraile her şekilde boyun eğmek zorunda olduklarını ortaya çıkardı.
Amerika çöküş sürecindeyken, Avrupa sefalete koşarken İsrail, Epistein ve benzeri operasyonlarla elde ettiği şantaj dosyalarını kullanarak AB-D'yi tabir caizse mayın eşeği gibi kullandığı görüldü.
İsrail Arzı Mevud-Büyük İsrail hayalini gerçekleştirmek için saldırılarına devam edecek. Hem dini hem siyasi öğretileri bunun üzerine kurulu çünkü. "Dünyadaki 8 milyar Goyim, Yahudilerin kölesi olana kadar her yol meşru, her vahşet normaldir" düşüncesiyle yetiştiriliyor her Siyonist.. Yahudilerden başka kimseyi insan gibi görmediklerinden çocuk öldürmek bile ibadet hükmünde onlar için. İran'a yaptıkları saldırıda ilk önce bir ilkokulu vurarak yüz elli kız öğrenciyi sapkın bir ritüel ile katlettiler.
Siyonist Haçlıların saldıracağı ortadaydı ve aylardır yığınak yaptıkları da görülüyordu. Buna rağmen İran'ın en yüksek dini ve siyasi otoritesi Hamaney'in, Savunma Bakanı, Genel Kurmay Başkanı ve birçok yüksek rütbeli komutanın ilk saldırıda vurulması çok ciddi bir güvenlik sıkıntısıdır.
Ülkenin en yüksek siyasi ve dini otoritesinin bu kadar kolay ve çabuk öldürülmesine öfkelenmemek elde değil. Acaba "ABD ve İsrail ile anlaşıp saldırıyı sonlandırmak için İran içinde belirli kliklerin yönetim değişikliği hamlesi miydi" diye sormaktan kendisini alamıyor insan.
İsrail ve Emperyalistlerin saldırılarına sözümüz duruşumuz eylemlerimizle ve devletimizin net iradesiyle karşı duruyoruz tabi ki. Fakat durum tespiti ve muhasebe kabilinden bazı şeyleri söylememek de olmaz.
İran'ın Müslüman dünya tarafından yalnız bırakıldığına sitem edip "İran düşerse sırada Türkiye var" söylemi kullanılıyor. Doğruyu yanlı ve yanlış şekilde kullanmaktır bu. İran'dan önce Afganistan, Irak, Suriye vardı... İran'ın Cumhurbaşkanlığını yapmış isimlerin dile getirdiği gibi, Emperyalistlerin Afganistan ve Irak işgaline açıkça destek verdi İran. İki milyondan fazla Müslümanın katledildiği saldırılarda Haçlı koalisyonla birlik oldu. Suriye'de milyon Müslümanın katliamına ortak oldu, ABD ve Rusya İran'ın eliyle yerleşti Suriye'ye. Düşman gördüğü Sünni Müslümanları emperyalistler eliyle tasfiye ederek doğacak boşlukta lider olma sinsi hevesine kapıldı.
Üstelik İran, siyasi ekonomik ve askeri yönden esaret altındaki birçok Müslüman ülkenin aksine doğru olanı yapabilecek iradeye sahipken doğru olanı yapmadı. Vahdeti sağlayabilecekken milyonlarca Müslümanın öldürülmesine sebep olan mezhepçi politikalar yürüttü. Müslüman dünya, güçlüyken vahşi yüzünü gördüğü İran'ın zayıfken vahdet söylemini bu yüzden samimi bulmuyor.
İsrail saldırganlığı durmayacak. Arzı Mevud hayalinin önünde engel gördüğü her yere ve özellikle en büyük düşmanı Türkiye'ye de saldırmak isteyecek buna şüphemiz yok. Ama biz kalın geliriz Çıfıt kursağına! Türkiye, dışardan saldırıyla diz çöktürülecek bir ülke değil. İsrailin cürmü buna zaten yetmez bunu bildiği için yine ahmak ve sapık Batı filini sürme niyetinde üzerimize. Şuna inanın, içimizdeki kuklalarından kurtulur ve asli misyonumuza sahip çıkarsak, ABD ve diğer müttefiklerinin de gücü yetmez Türkiye'ye. Bizi sadece bizden görünenlerin ihaneti yıkıyor, maddi manevi mukavemetimizi düşürüyor.

3