Egemen emperyalist düzen, orman kanunlarının geçerli olduğu düzendir. Emperyalistlerin dünyada baskın güç oldukları günden itibaren câri olan düzen zaten buydu. Sadece kalabalıkların gerçeği görmesini engelleyecek, Hollywood yıldızları, neon ışıkları, hedonist popüler kültür, tarih ve toprak çalma kıvraklıkları ve zihinleri iğdiş edilmiş yerel kuklalara sahip olmanın avantajını çok iyi kullandı emperyalistler !...
Hikayeyi onlar yazdı, kendileri dışında kalan her milleti, her aktörü ve şahsiyeti kendi kavramlarıyla sıfatlandırıp piyon olarak gösterebildi çoğunluğa.
Son iki yüz yılda 250- iki yüz elli milyon insanın ölümünden doğrudan ve dolaylı şekilde sorumlu olan Batı medeniyeti (!) Son iki yüz yılda savaşlar da dahil bu rakamın yüzde birinden sorumlu olmayan İslam Dünyasını "vahşi, terörist, işgalci, geri ve yağmacı" gibi sıfatlarla yaftalayıp dünyaya yedirme başarısını enformasyon ve algı yönetimiyle gerçekleştirmişti.
Emperyalistlerin yazdığı hikaye hakikate o kadar ters olmasına rağmen dayatmalar sonucu benimsenmişti. Binlerce yıldır Filistin topraklarında yaşayan Filistinlileri "işgalci ve terörist", başka bir milletin topraklarını işgal eden ve katliam yapan İsrail ise "demokrat ve insancıl" diye biliniyordu bu propaganda canavarına direnemeyen zihinler tarafından.
Siyonist soykırıma tepki göstermek için sesini yükselten birçok Avrupalı "biz şimdiye kadar Filistinliler İsrail topraklarını işgal etmiş ve Yahudilere hayat hakkı tanımıyor" diye biliyorduk diye açıklama yaptılar.
İşte bu beyin yıkama organizasyonu, Gazze halkının işgalci katillere karşı başlattığı Aksa Tufanıyla kırıldı. 7 Ekim sonrası Siyonistlerin insanlık tarihinin en vahşi yöntemleriyle Filistinlilere yaptığı soykırım ve Amerika ve Avrupa ülkelerinin sınırsız desteği, küresel çapta vicdani bir uyanışa, gerçekleri farkına varma direnişine döndü.
Batının "demokrasi, özgürlük, insan hakları, savaş hukuku, eşitlik, basın ifade ve protesto özgürlüğü, uluslararası hukuk" gibi söylemlerle "medeniyet merkezi olduğu! İddiasının kocaman bir yalan olduğunu, çıkarları söz konusu olduğunda kendi halkı da dahil hiçbir insanın canını malını özgürlüğünü hak ve hukukunu umursamadığını anlamaya başladılar.
Venezuela'ya yapılan saldırı ve "demokratik seçimlerle iktidar olan egemen bir ülkenin!" Başkanı olan Maduro'nun kaçırılması, emperyalist Batının egemen kötülük düzeninin artık maske takmaya ihtiyaç duymadan yeni bir safhaya geçerek, "kimin kime gücü yeterse onu tepeleyip, malını mülkünü, kaynaklarını ele geçirip sömürebilir" anlayışını ilan ettiği bir saldırı oldu. Devamı gelecektir şüpheniz olmasın…
Maskeler düştükçe sömürgecilerin vahşi yüzü görülecek ve insanlık bu vahşilerin tahakkümünden kurtulmak isteyecekler. Adım adım o günlere gidiyoruz.
Hiçbir düzen iktidarın elinden alınmasını istemez tabi ki. Yakın zamanda bu yüzden ciddi bölgesel ve küresel savaşlar olacaktır.
Emperyalizmin bütün bu yaşananlara rağmen hala insanlığı aldatmak için algı yönetimine devam ettiği de ortada. Daha dün, ülkemizde nasıl olmuşsa Profesör olmuş Amerikan hayranı bir tip, Latin ülkelerinin para için ABD kolonisi olmaları gerektiğini savunuyordu. Onur, şeref, bağımsızlık, haysiyet, tarih, din, inanç, ideoloji bu tiplerde karşılığı olmayan şeyler. Adam bildiğin koca ülkeler için "yenilmez ve yıkılmaz süper güç ABD'ye koloni olsun rahat ederler" diye açıkça yazabiliyor. Ülkemiz için farklı mı düşünüyor sanıyorsunuz
Amerika'nın Maduro karşıtı muhalefet diye Venezuela'da sahaya sürüp desteklediği María Corina Machado isimli siyasetçiye NOBEL ödülü verilmesi bu tiplerin en güzel örneğidir. Düşünün muhalefet lideri diye pazarlanan bu kadın Batı televizyonlarında "ABD ülkesini işgal edip zenginliklerini yağmalasın" diye yalvararak konuşmalar yapıyordu. Bizde de bazıları Erdoğan'ı indirsinler diye devamlı Avrupa ülkelerine şikayet ediyor ya!... Ülkemizde de benzerleri çokça bulunmakta. Her şekilde batı güzellemesi yapmanın yanında her fırsatta bu milletin inancı, kültürü ve iradesine düşmanlık eden, ülkemizi "yaşanmaz rezil bir yer, insanlar da cahil kaba vahşi" gibi bir algıyı oturtmak için sistematik şekilde propaganda yapanlar emperyalizmin etki ajanlarıdır.

20