Fenerbahçe'de o ağır 6 golün yarası hala taze... Taraftarın o şoktan çıkması kolay değil... Ama futbolun en güzel ve bazen en acımasız yanı şu; hesaplaşmak için uzun bekleyişlere gerek yok, çarşı pazar hemen kuruluyor... Fenerbahçe, o kabusun hemen ardından tek bir ter idmanı ile çıktı Alanyaspor karşısına... Ve bu tek antrenman sarı-lacivertlilere yetti de arttı bile...
Maçın kaderini belirleyen temel taktik ya da tercih, savunmanın nerede ise orta sahaya çekilmesiydi. Alanya'nın geçiş hücumunu hiç düşünmeyen pasif blok düzeni, bu yüksek riskli ve önde kurulan savunmanın nerede ise sorunsuz işlemesine imkan tanıdı. Doğal olarak da oyunun hakimiyeti tamamen Fenerbahçe'de kaldı.
Ne ilginçtir ki, Greenwood çıkana kadar taktiksel verimlilik sahanın iki kanadında da tamamen zıttı. Sol kanat adeta bir laboratuvar titizliği ile çalıştı. Oğuz sahanın yıldızıydı. Arkasında oynayan Levent ile tıkır tıkır işleyen bir anonim şirket kurdular. Sol taraf bu kadar kusursuz işlerken Greenwood'daki belirgin form düşüşü sağ koridoru tamamen atıl bıraktı. Greenwood'un kaçırdığı penaltının etkisinde kaldığını da hatırlatmak gerek...
Dün sahanın en kritik figürü Kante idi... Bu adam kadroda varsa tek ayağı alçıda dahi olsa oynar ve oynamak zorunda... Kante önde basan defansın arkasında kalan geniş bölgeyi alan bilgisi ve kademeleriyle tek başına süpürdü... Guendouzi ile olan tandemi bir kez daha zirve yaptı.

16