Yöntemi farklı bir darbe: 28 Şubat

Darbeler, yapıldığı ülkelere ağır bedeller ödetir. Türkiye olarak darbeler nedeniyle ağır ekonomik ve sosyal bedeller ödedik. Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz dönemi dikkate aldığımızda 27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a kadar belli dönemlerde darbelere maruz kaldık. AK Parti Hükümetleri öncesinde neredeyse her on yılda bir darbe yapıldı. Son darbe girişimi ise Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletimiz tarafından bastırıldı.

Darbeciler gerçek dışı iddialar ileri sürerek darbelere gerekçe uydurdular. Neredeyse tüm darbelerde 'laiklik karşıtı eylemler' önemli bahanelerden biri oldu. Darbeler, askerlerin öncülüğünde bazı gazeteciler, akademisyenler, barolar, odalar, sendikalar, STK'lar ve sözde aydınların desteğiyle yapıldı. Ülkemizde en ağır bedellerin ödendiği darbelerden biri 28 Şubat darbesidir. Diğer darbelerden farklı yöntemlerin uygulandığı 28 Şubat sürecinde darbeciler "topyekun bir savaş" ilan etmişti. Yarın bu acı darbenin 29. yıldönümü.

Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın hatıralarında şunları söylüyor: "Bu sefer işi silahsız kuvvetler çözsün dedim. Bu mesaj alındı. Bundan sonra, sivil toplum kuruluşları bütün güçleriyle harekete geçti. Sendikalar, Atatürkçü dernekler, üniversiteler ve basın harekete geçti. Mesela ben Rıdvan Budak'ın (DİSK Genel Başkanı) başında bulunduğu sendikanın bu alandaki faaliyetlerini, çok büyük eylemler ortaya koyduğunu hatırlıyorum." Darbenin önemli aktörlerinden biri olan Erkaya bu ifadeleriyle darbe destekçilerini açıklamış.

28 Şubat darbesinin ilanı niteliğinde olan 28 Şubat tarihli MGK bildirisinde yer alan sözde irtica tehditlerinin çoğu darbecilerin hezeyanlarıydı. Amaçları merhum Erbakan hocanın Başbakanlığında kurulan hükümeti iktidardan uzaklaştırmaktı. Geçmiş darbelerde kullandıkları 'laiklik karşıtlığı', gericilik ve şeriatçılık ithamlarıyla darbeyi meşrulaştırma faaliyetleri yaptılar. Medya ve sözde aydınlar en büyük destekçileri oldu. Bugün okullarda Ramazan ayı etkinliklerine karşı yayınlanan laiklik bildirilerinde yer alan ifadelerle o günkü MGK bildirisinde yer alan ifadeler benzerlik gösteriyor.

Şu ifadeler 28 Şubat MGK bildirisinden:

Ülkemizde şeriat hukukuna dayalı bir İslam Cumhuriyeti kurmayı hedefleyen grupların, anayasanın tanımladığı demokratik, laik ve sosyal hukuk devletimize karşı çok yönlü bir tehdit oluşturduğu...