Bir önceki yazıda TÜİK tarafından yapılan "2025 yılı İstatistiklerle Yaşlılar" çalışmasında yer alan başlıklardan sadece yaşlı nüfus artışına ilişkin verileri analiz etmiştik. Bu yazıda da diğer başlıkları ele alalım. Zira çalışmada yaşlıların sosyoekonomik özellikleri, işgücü durumu, eğitim, medeni durum, sağlık, yoksulluk ve yaşam memnuniyeti gibi bilgiler de var.
YAŞLI BAĞIMLILIK ORANI YÜZDE 16,2 OLDU
Yaşlı bağımlılık oranı, çalışma çağındaki her yüz kişiye düşen 65 yaş ve üzeri yaşlı sayısını ifade eder. Bir başka anlatımla bu oran çalışabilir çağdaki nüfusun finanse etmek zorunda olduğu yaşlı oranı hakkında da bilgi verir. Yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2'ye yükseldi.
Nüfus projeksiyonlarına göre mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryoya göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 19,5, 2040 yılında yüzde 26,5, 2060 yılında yüzde 45,5, 2080 yılında yüzde 61,9 ve 2100 yılında yüzde 61,6 olacağı öngörülüyor. Son beş yılda 2,1 puanlık artış olması bu meselenin risklerine ilişkin gelecekte önemli tedbirler almamızı zorunlu kılıyor.
EMEKLİ SAYIMIZ 17 MİLYON
2002 yılında yaklaşık 12 milyon olan aktif sigortalı sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 26,3 milyon seviyesine yükseldi. 23 yılda aktif sigortalı sayısı yüzde 119 oranında arttı. 2002 yılında yaklaşık 6,6 milyon olan pasif sigortalı (emekli, dul ve yetim vb.) sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 17 milyon seviyesine yükseldi. 23 yılda pasif sigortalı sayısı yüzde 157 oranında arttı.
Bu verilere göre 23 yıllık süreçte emekli sayısı artışının, aktif sigortalı sayısının artışından daha fazla olduğu görülüyor. Bu durum sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliği açısından olumsuz etki oluşturmaktadır.
YAŞLILARIN İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI
Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2020 yılında yüzde 10 iken 2024 yılında yüzde 13,1'e yükseldi. Cinsiyete göre işgücüne katılma oranına bakıldığında ise yaşlı erkek nüfusta yüzde 21,4 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 6,5 oldu.

17