Yapay zeka hayatın her alanını etkilediği gibi çalışma hayatında da önemli etkileri olacağı tahmin ediliyor. ILO'nun "Bir Seçim Anı: İnsana Yakışır İş Koşulları için Yapay Zekadan Yararlanmak" başlıklı raporunda önemli tespitler yer alıyor. Yapay zekanın işgücü piyasalarına etkileri, iş sayısı ve iş kalitesi üzerindeki etkileri, insani yaklaşımları dışlayıcı etkileri gibi çok sayıda etkileri tartışılmaktadır. Ancak günümüzde en çok üzerinde durulan konu yapay zekanın iş kaybına neden olma ihtimalidir.
Geçmişte de üretimde makinaşlaşmanın ve otomasyonun işgücüne olan ihtiyacı azaltacağı tartışılmıştı. Sonuçta makinalaşma ve otomasyonun işgücüne ihtiyacı azalttığı ancak yeni işleri ortaya çıkardığı görülmüştü. Yapay zekanın da bazı işleri ortadan kaldıracağı ancak yeni işleri ortaya çıkaracağı görülmektedir.
ILO başta olmak üzere bazı kurumların raporlarında, yapay zekanın 2025-2030 döneminde işgücü piyasalarında toplam işlerin yüzde 22'sini etkileyeceği öngörülmektedir. Bu kapsamda yapay zeka nedeniyle mevcut istihdamın yüzde 14'üne denk gelen 170 milyon yeni iş oluşacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca yapay zekanın mevcut istihdamın yüzde 8'ine den gelen 92 milyon mevcut işi de ortadan kaldırması öngörülmektedir.
"YAPAY ZEKÂ MARUZİYET ENDEKSİ"
Üretim sistemlerindeki büyük değişimler bazı meslekleri ortadan kaldırırken yeni meslekler ortaya çıkarmaktadır. Üretim sistemlerindeki büyük değişimler sadece işgücünü değil aynı zamanda sendikal hakları, toplu pazarlık sistemlerini, iş ve sosyal güvenlik hukukunu da etkilemektedir. Kritik konulardan biri de yapay zeka merkezli bir çalışma hayatının insani unsurları dışlama riskidir. Bu durum çalışma barışının bozulmasına neden olabilir.
Yapay zekayı önceki büyük değişimlerden farklı kılan faktör kalifiye ve yüksek beceri gerektiren işleri de etkilemesidir. Önceki büyük değişimler sadece rutin işleri etkilemişti. Yapay zekanın meslekleri nasıl etkilediğine ilişkin olarak ILO, "Yapay Zeka Maruziyet Endeksi"ni geliştirmiştir. Bu endekse göre meslekler, yapay zekaya maruz kalan ve kalmayan şeklinde iki başlıkta ele alınıyor. Dünyada, toplam istihdamın yaklaşık olarak yüzde 25'i risk kategorisine girmektedir. Erkek işçiler için risk yüzde 20 iken kadınlarda ise bu oran daha yüksektir.

41