Türkiye yerine başka hami arayanlar

Türkiye olarak terörle mücadelede maddi ve manevi önemli bedeller ödedik. Şehitlerimiz ve Gazilerimiz var. Vatan için önemli bedeller ödeyen şehitlerimizin ve gazilerimizin yakınlarının çektiği acılar var. Bunların yanı sıra terörle mücadele için ödediğimiz 2 trilyon dolarlık ekonomik maliyet var. Bir daha maddi ve manevi bedeller ödememek için devreye sokulan 'Terörsüz Türkiye' ideali için çaba var.

PKK terör örgütünün şartsız silah bırakması ve tüm uzantılarıyla birlikte tasfiye edilmesi bölgemizin güvenliği ve barış için önemli bir çabadır. Türkiye içeride büyük bir mücadeleyle PKK terör örgütü bitme noktasına getirdi. PKK terör örgütünün Suriye kolu olan PYD/YPG/SDG ile mücadelede ise Suriye Devleti gerekenleri yapıyor. Bağımsız bir devlet kurmak isteyen terör örgütüne karşı Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara izin vermeyeceğini söyledi.

Türkiye başından beri sınırlarında bir terör devleti kurulmasına izin vermeyeceğini söylemesine rağmen terör örgütleri emperyalist devletlere güvendiler. ABD'nin binlerce TIR dolusu silah ve mühimmat vermesini, parasal desteğini ve soykırımcı İsrail'in desteğini terör örgütü kendi gücü olarak gördü. Bölgede başta Araplar olmak üzere Türklere ve kendileri gibi düşünmeyen Kürtlere zulmettiler. Güç zehirlemesi yaşayan terör örgütü elebaşları zaman zaman Türkiye'ye meydan okumaya kalktı. Sonuçta her zaman olduğu gibi emperyalistler kendilerine uşaklık edenleri yüz üstü bıraktı. Halen ağlayarak ABD ve İsrail'den destek istiyorlar. Terörist faaliyetlere son vermek dışında bir tercihler olmadığını öğrenecekler.

Suriye'de bunlar yaşanırken ülkemizde al bayrağımıza yönelik bir provokasyon yaşandı. Devletimiz ve milletimiz gereken tepkiyi verdi. Bayrağımıza el uzatanlar hainlerden hesabı soruluyor. Bölgede ve Nusaybin'de yaşayan vatandaşlarımız da bayrağımıza yapılan çirkin saldırıları kınadılar. Bin yıllık kardeşliğimizi emperyalistlere uşaklık edenler bozamayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kardeşliğimizi bozmaya çalışan kirli yapılara karşı dikkatli olmamız gerektiği uyarısını yaparak şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yok. AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlü ise biz evvelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Bunu tarih boyunca defalarca yaptık. Halepçe katliamından Ayn el-Arab'daki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Allah korusun, böyle bir durumun tekrar yaşanması halinde hiç tereddüt etmeden aynı tavrı yine sergileriz, yardıma koşarız, kardeşlerimizi bağrımıza basarız."