Terörsüz Türkiye ve Suriye

Dünyada sınırların yeniden çizildiği ve güç dağılımının yeniden yapılandırıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Emperyalist devletlerin pervasızca ülkeleri işgal ettiğine ve hatta soykırım suçları işlediğine şahitlik ediyoruz. Soykırımcı İsrail'in başta Gazze olmak üzere birçok ülkeye saldırması, Venezuela'nın Devlet Başkanı Maduro ve eşinin ABD tarafından kaçırılması, Grönland'ın işgal planı ve çeşitli bahanelerle ülkelerin egemenlik haklarına müdahale edilmesi dünyanın bir belirsizlik çağına sürüklendiğini gösteriyor.

İnsan haklarının, ülkelerin egemenlik haklarına saygının, yaşam hakkının, temel insani ihtiyaçlara ulaşma hakkının Filistinliler söz konusu olunca görmezden gelindiğini gördük. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası örgütlerin işlevsiz hale geldiğini gördük. Güçlünün haklı olduğu, zalimin mazlumlara istediğini yapabildiği bir döneme geldik.

Türkiye bu belirsizlik çağında hem ülkemizin iç cephesini güçlendirmek hem de dış saldırılara karşı caydırıcı olmak ve güçlü bir duruşa sahip olmak için önemli adımlar atıyor. Savunma sanayinde son 23 yılda geldiğimiz nokta önemli bir hazırlık süreciydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonuyla bu konuda attığımız adımların ne kadar kıymetli olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz. 'Hazır ol cenge, eğer ister isen sulhü salah' hakikatini hatırdan çıkarmadan savunma sanayinde çok önemli projeler hayata geçirildi. Türkiye'nin hem terörle mücadelesinde hem de caydırıcı bir güç olmasında savunma sanayinde millileşmenin getirdiği yeni ürünlerin büyük katkısı oldu. Başta insansız hava araçları olmak üzere çok sayıda savunma ürününde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor.

Devletimiz, dünyadaki gelişmeleri okuyarak içeride de 'Terörsüz Türkiye' için önemli adımlar attı. PKK terör örgütünün şartsız biçimde silah bırakması için bir çalışma başlatıldı. Başta Kandil olmak üzere terör örgütünün iplerini ellerinde tutan devletler süreci sabote etmek için her türlü provakasyonu yaptılar. Devletimiz sabote edenlere rağmen 'Terörsüz Türkiye' çalışmasını bugüne kadar getirdi. Terör örgütü emperyalist devletlerin sözlerine güvenilmeyeceğini Irak'a ve Suriye'ye bakarak görebilirler.