Tarihin aynasında Fransa eylemleri

Fransa'da Eylül ayında Paris'in kuzey banliyölerinde liseli öğrencilerin başlattığı eylemler tüm ülkeye yayıldı. Öğrenciler, eğitim şartlarının iyileştirilmesi, üniversiteye geçişte adaletsizlik oluşturan Parcoursup sisteminin kaldırılması, hükümetin okullara daha fazla bütçe ve personel ayırması talebiyle sokağa çıkmışlardı.

'Sarı Yelekliler' ile sendikaların eylemlere destek vermesi eylemlerin ülke çapında kitleselleşmesine neden oldu. Sarı yelekliler 2018 yılında bilinen eylemleriyle tanınıyorlar. Liselilerin başlattığı eylemlere destek vererek artan akaryakıt fiyatlarına karşı sokağa çıkma çağrısı yaptı. Genel İş Konfederasyonu (CGT) başta olmak üzere, çiftçiler ve iklim aktivistleri de eylemlere destek veriyor. Devasa bir tepkiye dönüşen eylemlerle ülke adeta yangın yerine dönmüş durumda.

Eylemlerin son bilançosu nedir

Fransa'da 18 Eylül'de başlayan eylemlerde şimdiye kadar yüzde 85'i 18 yaş altı gençlerden oluşan 8 binden fazla kişi gözaltına alındı, 26 kişi ise tutuklandı. Polisin orantısız şiddet kullandığı eylemlerde 1000'nden fazla kişi yaralandı.

Paris Lyon ve Marsilya başta olmak üzere çok sayıda şehirde belediye binaları ateşe verildi. Birçok şehirde lüks mağazalar yağmalandı. Çatışmalarda Saint-Etienne kentinde polisin gaz/mühimmat müdahalesi nedeniyle bir göstericinin eli koptu ve ağır yaralandı.

17-18 Ekim tarihlerinde yapılan büyük kitlesel eylemlerde Fransa İçişleri Bakanlığı'na göre ülke genelinde eylemlere 550 bin kişinin katıldı. Eylemciler ise katılım sayısının 800 bin olduğunu söylüyor. Bu son eylemlerde çatışmalara ve dükkan yağmalamalarına katılan yaklaşık 500 kişi gözaltına alındı.

Paris'te 17 Ekim 1961 katliamı

17 Ekim günü yapılan gösteriler, 65 yıl önce Paris'te yapılan bir gösteriyi ve sonrasında yapılan katliamı hatırlattı. Eylemlerin bir başka boyutu ise Fransa'nın sömürgeci geçmişiyle yüzleşiyor olması. Cezayir'de, Tunus'ta, Batı Afrika'da yüzyıllarca hüküm süren sömürge geçmişinin faturasını kendi metropollerinde ödüyor. Ülkeleri sömürülen göçmen ailelerin çocukları kendilerine yönelik hiyerarşiye ve adaletsizliğe isyan ediyor. Fransa'yı inşa eden ama hiçbir zaman "eşit" kabul edilmeyen göçmenlerin eylemleri Fransa'nın kanlı tarihini hatırlatıyor. 17 Ekim 1961'de Paris'te yaşananlar bu kanlı tarihin sayfalarından biridir. 300'den fazla Cezayirli katledilerek Seine Nehri'ne atılmıştı.

Cezayir Bağımsızlık Savaşı, Cezayirlilerin 132 yıllık Fransız sömürge yönetimine karşı 1954'te başlattıkları ve 8 yıl süren bir kurtuluş mücadelesidir. Kurtuluş mücadelesinde 1,5 milyon Cezayirli Müslüman şehit olmuştur. Cezayir'in bu bağımsızlık mücadelesini desteklemek ve sokağa çıkma yasağını protesto etmek amacıyla 17 Ekim 1961'de Paris'te, 30 bin kişinin katıldığı barışçıl bir gösteri düzenlenmişti. Fransız polisi şiddetli bir müdahalede bulunmuştu. 300'den fazla Cezayirli katledilmiş, 14 bin kişi gözaltına alınmış, binlerce kişi ise yaralanmıştı. 17 Ekim Paris katliamı yıllarca unutturulmaya ve üstü kapatılmaya çalışıldı. Katliam yargı kararıyla ispat edilmiş olsa da Fransa devleti bu katliamı halen kabul etmiyor.