Savaşın ekonomiye etkileri

Soykırımcı İsrail, sınır tanımaz saldırılarıyla dünya savaşı çıkarmayı hedefliyor. İnsanlık tarihinin en kanlı cinayetlerini işlemeye devam ediyor. Sistematik soykırım ve işgal planlarını hayata geçiriyor. Dünyanın baş belası olan İsrail, ABD desteğiyle Filistin ile başlayan işgal ve katliamlarını tüm bölge ülkelerine saldırarak genişletiyor.

Savaşların da bir hukuku vardı. Uluslararası hukuka göre savaşlarda geçerli olan çeşitli ilkeler belirlenmişti. Soykırımcı İsrail, uluslararası hukuku, ilkeleri, insan haklarını, kadın ve çocuk haklarını, sivillerin korunması gibi tüm insani değerleri çiğnedi. Başta ABD olmak üzere emperyalist batılı devletlerden ise hep destek gördü. Destek gördükçe insanlık dışı katliamlarını ve işgal girişimlerini artırdı.

Son olarak ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırı başlattı. İran'da bir ilkokulda 170 kız öğrenciyi katlederek saldırılara başladılar. Batılı bir ülkede olsa tüm dünya ayağa kalkar, saldırıyı yapan ülkeye savaş açarlardı. Ama katliamcı ABD ve İsrail olunca hiçbir şey yapılmadı.

ENERJİ FİYATLARI VE SEKTÖRLER

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sadece bu ülkeleri değil tüm dünyayı etkiliyor. Savaşın hem bölgeye hem de dünyaya yönelik siyasi ve ekonomik etkileri var. Özellikle enerji arzına dair riskler ve endişeler ekonomik riskleri artırmaktadır. Zira enerji fiyatlarındaki artış; enerji maliyetlerini artırır, şirketler artan maliyetleri ürün fiyatlarına yansıtır ve ortaya çıkan belirsizlik nedeniyle enflasyon artar. Böyle bir durumda ticaret, turizm, lojistik, ulaşım, enerji ve imalat sektörü başta olmak üzere birçok sektör ve ülke olumsuz etkilenir.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş nedeniyle petrol fiyatları çok hızlı şekilde yükseldi. Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğinin durma aşamasına gelmesi petrol fiyatlarının yükselme baskısını artırmaktadır. Buranın kapalı olması nedeniyle Körfez ülkelerinden yapılan petrol ihracatı yüzde 60 oranında azaldı. 15 milyon varillik kesinti tarihsel süreç içinde en büyük kesintilerden biri. Sadece bu kesinti nedeniyle körfez ülkelerinin kaybı 25 milyar dolar. Petrol fiyatları savaş öncesine göre yüzde 40'tan fazla, doğal gaz fiyatları ise yüzde 50'den fazla arttı.

SAVAŞIN ENFLASYONA ETKİSİ

Elbette bu savaşın ekonomiye en önemli etkisi enflasyon artışı olacaktır. Körfez ülkelerinden gelen petrol ve doğal gaz her sektörde kullanılıyor. Enerji fiyatlarında artış doğrundan üretim maliyetleri artırıyor. Bu durumda enflasyon baskısını artırıyor. Savaşın tarafı ülkeler başta olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Umman gibi Körfez ülkeleri ile bu ülkelerin ticari ilişkilerinin olduğu ülkeler doğrudan etkilenecektir. Enflasyonla mücadele eden bir ülke olarak bizi de önemli ölçüde etkileyecektir. Türkiye, ekonomik hedeflerine ulaşma mücadelesi verirken dış faktörlere bağlı riskler ortaya çıkıyor. Rusya-Ukrayna savaşı, 6 Şubat depremleri, ekonomik saldırılar ve şimdi de komşumuz İran'a yönelik saldırılar ekonomimizi olumsuz etkileyen faktörlerdir.