CHP içindeki karışıklıklar devam ederken CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun cezaevindeki Osman Kavala'yı geçtiğimiz günlerde ziyaret etmesi kamuoyunda bazı tartışmaları gündeme getirdi. Yakın dostu olduğunu söylediği Osman Kavala'yı daha önce de çok defa ziyaret etmiş ve bu ziyaretlerinin bazılarını sosyal medya hesaplarından paylaşmıştı. Son ziyaretini ise paylaşmamış, medyaya yansıdıktan sonra açıklama yapmıştı.
Osman Kavala, Gezi kalkışması davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Gezi Parkı'nda çevre duyarlılığı iddiasıyla başlayan eylemler kısa süre içinde kalkışmaya dönüştürülmüştü. Sivil bir halk hareketi olarak sunulan eylemlerin arkasında örgütlü yapıların ve profesyonel eylemcilerin olduğu kısa zamanda görüldü. Gezi kalkışması davasında sanıklara TCK'nın 312/1 maddesi gereğince, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Yargı, Gezi eylemlerinin bir kalkışma teşebbüsü olduğuna hükmetti.
Yargıtay tarafından da onanan karara göre Osman Kavala'nın da arasında olduğu 5 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Kavala, 2017 yılında Gezi Parkı eylemlerinin yöneticisi ve finansörü olduğu iddiasıyla tutuklanmıştı. Dolayısıyla Osman Kavala gibi "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ceza almış birinin CHP içindeki kaos devam ederken CHP'li bir milletvekili tarafından ziyaret edilmesi kamuoyunun dikkatini çekti. Zira belli kesimlerin halkı sokağa davet ettiği bir ortamda bu ziyaret manidar bulundu.
Gezi eylemleri bir kalkışma olmasına ve ülkemize ağır bedeller ödetmesine rağmen halen belli kesimlerce savunulması ilginçtir. Savunanların Gezi kalkışmasında ortaya çıkan şiddeti, vandallığı, hakaretleri ve hükümeti gayrimeşru yöntemlerle düşürme girişimlerini reddetmemeleri de enteresandır. Zira Gezi davası iddianamelerinde öyle tespitler var ki eylemlerin yurt dışı destekli bir kalkışma girişimi olduğu tüm açıklığıyla ortaya konmuştur.
İddianamede şöyle bir tespit yer alıyor: "Şüphelilerin Gezi eylemlerini başlatarak genişletmek, derinleştirilerek tüm Türkiye'ye yaymak, bir taraftan da kendilerince kurgulanan, toplumsal eylem ve kaosa dönüştürülmek istenen olaylar sürecinin başlangıç noktası olarak belirledikleri eylem biçimi olan, 'sözde sivil itaatsizlik' olarak adlandırdıkları ancak her seferinde şiddetle sonuçlanan eylemlerin yaygınlaştırılması için profesyonel eylemci yetiştirmek amacıyla gizli ve açık toplantılar ve eğitimler yaptıkları, yurt dışından eğitimciler getirdikleri anlaşılmıştır. Osman Kavala'nın Taksim Dayanışması, Taksim Platformu gibi örgütlenmeleri kontrol ederek yönlendirdiği, sanatçı, siyasetçi vb. birçok meslek grubu içerisinde olan kişilerle toplantılar yaptıkları, Avrupa Birliği, Avrupa Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi yerlerde görevli şahıslarla görüşmeler yapılarak Gezi eylemleriyle ilgili kamuoyu oluşturulması için çalışmalar yaptıkları, bu amaçla sergi, panel düzenledikleri, film ve video vb. hazırladıkları anlaşılmıştır."

41