NATO toplantısı ve küresel liderlik

Ankara, 7-8 Temmuz'da 36. NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. NATO üyesi 32 ülkenin liderlerinin yanı sıra ittifakın yakın ilişki içinde bulunduğu stratejik ortakların liderleri ve heyetleri de Ankara'nın misafiriydi. Türkiye, oldukça önemli ve kritik misafirlerini hem iyi şekilde ağırladı hem de zirveden beklentilerini gerçekleştiren bir ülke oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye olarak böylesine önemli bir programı yüz akıyla tamamladık.

Dünyada savaşların devam ettiği, yeni güvenlik tehditleri ve savunma konseptlerinin konuşulduğu bir konjonktürde böylesine önemli bir toplantının yapılması oldukça anlamlıydı. Sonuç bildirgesi ve zirve boyunca yürütülen diplomatik görüşmeler üzerinde konunun uzmanları, ulusal ve uluslararası basın günlerdir değerlendirmelerde bulunuyor. Görünen o ki uzunca bir süre daha bu değerlendirmeler devam edecek. Ancak bu tür geniş katılımlı ve üst düzey toplantıların ülkeler açısından önemi sadece toplantıların içeriğinden ibaret değildir. Ülkeler bu sayede uluslararası arenada adeta "görücüye çıkar", imajları açısından risk ve fırsatlarla karşı karşıya kalırlar. Nitekim gelen liderler sadece ülkelerinin savunma politikalarına değil yatırım, ticaret, turizm, eğitim gibi ülkeler arası işbirliği alanlarının tamamıyla ilgili politikalara karar veren isimler. Bu nedenle toplantıya katılan liderlerin ev sahibi ülke ile ilgili gözlemleri oldukça önemlidir.

Türkiye bu anlamda zirveyi tam bir fırsata çevirdi. Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce de defalarca ortaya koyduğu küresel liderlik vasıfları, ülke olarak sahip olduğumuz organizasyon yeteneği ve misafirperverlik ile birleşince gerçekten çok kıymetli bir iş ortaya çıktı. Binlerce yıllık bir devlet geleneğine ve medeniyete sahip olmanın kazandırdığı yetkinlikler büyük bir özen ve ustalıkla organizasyonun içine yerleştirilmişti. Mehter Marşları ile karşılama, zengin Türk mutfağının en güzel örneklerinden oluşan menülere, doğa hassasiyetimizin bir göstergesi olarak Ankara kedisinin tanıtımına kadar her detayın üzerinde çalışılmıştı. Liderlerin havalimanlarımız ve fiziki altyapımızla ilgili dile getirdikleri olumlu mesajlar da uluslararası kamuoyunda karşılık buldu.

Süreçte liderler kadar eşlerinin programları da özenle düzenlenmişti. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin ev sahipliğinde yürütülen programda özellikle çocukların korunmasına yönelik bir toplantı gerçekleştirilmesi oldukça anlamlıydı. Zira dünya halklarının Filistin'de yaşanan çocuk katliamlarına karşı tek ses olduğu bu dönemde en üst düzeyden bu sese destek verilmesi hem insanlığın gereği hem de konuya olan hassas yaklaşımın göstergesiydi.