İslam'a hakaret özgürlük, öyle mi

Gezi kalkışmasıyla beraber giderek artan oranda İslami değerlere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve destekçilerine her türlü küfür ve hakareti yapıyorlar. Küfür ve hakaretlerine yeterli tepki verilmediğinde dozunu artırıyorlar. Utanç duyulacak hakaretlerine bir de muhalefet partilerinden ve sözde muhalif kesimlerden destek görünce ahlaksızlıkta sınır tanımayan hakaretlerine yeni aktörlerle devam ediyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın merhum annesine ve ailesini tempo tutarak buraya yazmaya utanacağımız ağır hakaretler ettiler. Ona destek verenlere de benzer şekilde hakaret ve küfür ediyorlar. AK Parti'ye oy verenlere "beyni emcüklenmiş gerizekalılar" diyen terbiyesiz bir kadını Özgür Özel protokolde yanına almıştı. Bu tutumun anlamı şudur: Bu hakareti yapanları ben protokolde yanıma alırım demektir. Yeni hakaretlere zemin hazırlamaktır. Ayrıca terbiye yoksunu kişiler, muhalif kesimlerin desteğiyle beklemedikleri bir şöhret! kazanıyorlar.

Cemil Meriç der ki: "Bizim aydınımız din düşmanı değil, İslam düşmanıdır." Batının pozitivist zihniyetine körü körüne bağlı olan Türk aydını kendi kültürüne yabancılaşmış hatta düşman olmuştur. Bu tür sözde aydınlar İslam'a ve onun değerler sistemine savaş açmışlardır. Batının sol aydınları ile bizim ülkenin sol aydınları arasındaki en önemli farklılık bizdekilerin İslama olan düşmanlıklarıdır. Nitekim sadece son iki haftada İslami değerlere hakaret vakalarına baktığımızda bile durumun vehametini anlayabiliriz...

19 Haziran'da Mersin'in Mezitli ilçesinde bulunan Zafer Sitesi'nde oturan başörtülü bir kadın haşemayla havuza alınmadı. Site yönetimi tesettürlülerin havuz çevresine ve havuzun içerisine giremeyeceğine dair bir karar almışlar.

21 Haziran'da Hatice Öncel isimli kadın sosyal medya hesabında metroda gördüğü başörtülü bir kadın için "Cahillik akıyor her yerinden, yobaz. Mümkünse bütün kapalılar kapatılsın, imha edilsin." dediği videosunu paylaştı.

24 Haziran'da Antalya Kaş'ta alışveriş yapan başörtülü iki kadın, marketteki yaşlı bir şahsın sözlü saldırısına muhatap oldu. Şahıs kadınlara yönelik, "İyice kapatmışsınız kendinizi. Hangi tarikat bu Giyinmişsiniz böyle simsiyah, terlemiyor musunuz" gibi çirkin ifadeler kullandı.

26 Haziran'da komedyen kılıfına bürünmüş Deniz Göktaş isimli bir İslam düşmanının Kur'an-ı Kerim'e ve Cumhurbaşkanımıza hakaret ettiği videoları yayınlandı. Bu soytarı mizah kılıfıyla yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim ile alenen dalga geçiyor, Cumhurbaşkanımıza "diktatör" diyor.

Milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan'a muhaliflik kılıfıyla "diktatör" demeyi normalleştirmeye çalışıyorlar. İktidarda olduğu 24 yıldır neredeyse her 1,5 yılda bir seçime girerek kazanan bir siyasetçiye 'diktatör!' diyorlar. 2023 yılındaki seçimin ilk turunda yüzde 49,5 oy aldığı için ikinci turda seçilen bir Cumhurbaşkanına 'diktatör!' diyorlar. 15 Temmuz hain darbe girişiminin olduğu gecede bile "Halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar!" diyecek kadar millet iradesine önem veren bir Cumhurbaşkanına 'diktatör!' diyorlar. Bir ülkede Cumhurbaşkanı diktatör olacak, sözde komedyenler sahnede ona 'diktatör' diyecek öyle mi