İki seneden fazla oldu. Bir hocamız, Prof. Dr. Ali Abdurraûf'un 2014 yılında Kahire'de Arapça olarak yayınlanan "Min Mekke ilâ Lâs Vecâs-Utruhât Nakdiyye fi'l-İmâra ve'l-Kadâse" (Mekke'den Las Vegas'a-Mimarî ve Kutsallık Üzerine Eleştirel Tezler) adlı kitabının Türkçe tercümesini bana gönderdi ve Ketebe Yayınları etiketiyle yayınlanması konusunda ricacı oldu. Halihazırda Ketebe Yayınları'nın Tarih serisinin editörlük sorumluluğunu da yürüttüğüm için metni teslim aldım ve yayınevinin ilgili birimlerine ilettim.
Mimarlık sahasında yaptığı uluslararası çalışmalarla akademik camiada tanınan bir isim olan Mısırlı Ali Abdurraûf'un kitabından, yayınlanmasının hemen ardından haberdar olmuştum. Suudi Arabistan yönetiminin Mekke-i Mükerreme'de gerçekleştirdiği imar ve şehircilik çalışmalarına sert eleştiriler getirdiği için, Batılı bazı basın-yayın organları kitaba çok hızlı ve yoğun bir ilgi göstermiş, bu bağlamda içeriğin özeti ve çeşitli bölümleri de yayınlanmıştı. Dolayısıyla, metni ve muhtevasını biliyordum. Fakat daha ilk yayınlandığı zamandan itibaren, Beytullah'a ev sahipliği yapan Mekke-i Mükerreme'nin ismiyle kumar ve fuhuş şehri Las Vegas'ı aynı cümlede, hem de kitabın kapağında kocaman puntolarla okumak, beni fena halde irrite etmiş, vicdanımda rahatsızlığa yol açmıştı.
Nitekim Ketebe'de yapılan değerlendirmede de aynı netice hâsıl oldu. Ayrıca kitabın tezleri ve içeriği de, kopardığı gürültüye ve iddialı başlığına oranla zayıf bulundu; metin geri çevrildi. Kitap, bilahare başka bir yayınevi tarafından yayınlandı.
Aylardan beri elimin altında tuttuğum ve bölüm bölüm mütalaa ettiğim kitabı, nihayet geçen hafta bir uçak yolculuğunda baştan sona okuyup bitirdim. Önce içerikten bahsedeceğim, daha sonra da bazı şerhler düşeceğim:
"Mekke'den Las Vegas'a-Mimarî ve Kutsallık Üzerine Eleştirel Tezler", beş ana bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Mekke-i Mükerreme'nin tarihinden ve kutsallığından bahseden yazar, ikinci bölümde kutsal alanlarda gözetilmesi gereken mimarî anlayışa dair düşüncelerini dile getiriyor. Üçüncü bölümde, Mekke'nin geçtiğimiz on yıllar boyunca yeniden inşa edilirken yaşadığı dönüşüm ele alınarak, sürece içeriden ve dışarıdan gelen eleştiriler gözler önüne seriliyor. Dördüncü bölümde, Mekke'nin inşa mantığı Las Vegas'ın şehircilik felsefesiyle kıyaslanarak, iki şehir arasındaki fiziksel benzerlik vurgulanıyor. Son bölümde de "başarılı şehircilik" örnekleri bağlamında Vatikan ve Kudüs, Mekke'nin mevcut görünümüyle kıyaslanıyor; ortaya çıkan netice "Müslümanlar açısından utanç verici bir başarısızlık" olarak sunuluyor.
Dikkatli okurlar muhakkak fark etmiştir: Bu köşede düzenli olarak, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere başta olmak üzere, İslâm şehirlerindeki değişim ve dönüşümleri ele alıyorum. Ziyaretlerim sırasındaki gözlemlerim, şehirlerimizin ruhunu menfi anlamda etkileyen durumlar, içinden geçtiğimiz sürecin bize bakan tarafları, vazifelerimiz, ihmal edilen ayrıntılar vb. bu yazılarda bolca yer alıyor. Mekke-i Mükerreme'deki inşa ve imar faaliyetlerinin, hac ve umre için Harameyn'e giden Müslümanların önüne "modern bir imtihan" olarak dikildiğini birçok defa ifade de ettim.

14