Yazar, okul katliamlarının ardından kaynaştırma eğitimi alan engelli çocuklara yönelik toplumsal damgalamaya karşı çıkıyor ve bu çocukların anayasal haklarının ihlal edilmesini insanlık suçu olarak niteliyor. MEB'in kendi raporundan yararlanarak, 436 bin kaynaştırma öğrencisinin içinde başarılı üniversitelilerin olduğunu örneklerle gösteriyor. Masum çocukları ötekileştirmek ve izole etmek, travmanın ağır faturasını onlara yüklemek yalnızca toplumsal acı yaratmaz mı?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta, katillerin de çocuk olduğu okul katliamları sonrası kaynaştırma öğrencileri toplumun bazı kesimlerinde 'olası katliam faili' olarak infaz ediliyor. MEB'in 4 ay önce yayınladığı son raporunda, "Şartlar ne olursa olsun her çocuğun eğitim almasını sağlamak bakanlığın en temel görevi. Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin erken tanılanarak ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda 'en az sınırlandırılmış', akranlarıyla aynı ortamda kaynaştırma-bütünleştirme eğitimi alması esastır" deniliyor. Kim diyor Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunu, yıllarca sahada öğretmenlik yapan MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar....
UTANDIRAN KAMPANYA
MEB'in 140 sayfalık çarpıcı raporuna göre Özel Eğitim ve Rehberlik Bölümü'nün genel müdür, idari, mali işler, temizlik personeli dahil 140 kişilik kadrosu var. MEB Özel Eğitim ve Kaynaştırma Daire Başkanlığı'nda sadece 1 uzman bulunuyor. ay kahve dağıtan hizmetli sayısı 1, özel çocukların eğitimi alanında görevli uzman sayısı 1! Türkiye'de, kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısı ise 436 bin 561'e çıktı. Bu çocukların sayısı her yıl artıyor. 2025'te kaynaştırma eğitimindeki çocuk sayısı 375 bin 623 iken, 1 yılda 60 bin 938 çocuk arttı. Kaynaştırma öğrencilerine karşı oluşturulan utanç kampanyalarının aksine 67 bin 786 çocuk özel eğitim okullarında, 98 bin 837 çocuk özel eğitim sınıflarında, 11 bin 143 çocuk evlerinde, bedensel ya da psikiyatrik rahatsızlığı olan 537 çocuk hastanelerde eğitim alıyor.
OYUN OYNAMA HAKKI
Türkiye, zekayı engel gören dünyada eşsiz bir ülke! Kaynaştırmaya alınan 436 bin 561 çocuktan 106 bin 604'ü üstün zekalı. Aileler ve çocukların yaşadıklarını deneyimleyen bir anneyim. Oğlum, 3 yaşında okuma-yazmayı kendi kendine söktü. Anaokulu kaydına gittiğimizde öğretmenler, 3. sınıfa kaydetmeyi önerdi. Sessizce dinledi. "Oyun oynama hakkım, elimden alınamaz" diye itiraz etti, haklıydı. İlkokuldayken, Beyazıt RAM'a zeka testine yollandı. "IQ'su kaç" sorusunu hiç sormadım. Testi, çok değerli bir eğitimci yaptı. "Bu çocuk şimdiye kadar nasıl yaşıyorsa öyle yaşasın. Sistem, üstün zekayı öldürüyor" diye uyarsa da test sonuçları okuluna gönderildi. Kaynaştırma eğitimine alındı. Sayıları çok seven çocuğa, her çocuktan daha fazla ödev verilip, yazı yazdırmak dışında bir şey yapılmadı. Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde şimdi mühendislik okuyor. Oğlumun başka engeli de olsa yine gurur duyardım.
EMPATİ KURMALISINIZ
Okullarda kaynaştırma eğitimi alan başka çocukların engeli ne 948'i görme, 2 bin 405'i işitme, 16 bin 64'ü hafif düzeyde zihinsel ve 37 bin 852'si bedensel engelli. Üniversite sınav sonuçları açıklanınca "Vay be" diye başarısını alkışladığınız kaynaştırma öğrencilerini şimdi çocuğunuzun sınıfında istemiyorsunuz öyle mi YKS Türkiye 20'ncisi görme engelli Yiğit Ozan Tatar, ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'nü kazandı. Roketsan'da çalışıyor. ok programlı bir lisede kaynaştırma öğrencisi olan görme engelli Nazalin Selvi, 2025 YKS'de derece yapıp Ankara Üniversitesi'ni kazandı. İşitme engelli Irmak Kılınçarslan, 2025 YKS'de, TYT Türkiye 67'ncisi ve AYT Türkiye 150'ncisi oldu, tıp okuyor. Toplumun geleceği çocukları her haliyle sevmek, empati kurmak bu kadar zor olmamalı!

20