Öğrenme yoksuluyuz!

Eğitimde, çarpıklıkları örten ve tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren iki Yusuf'u anlatacağım. Erzurumlu Yusuf, siyaset okudu. YÖK, onun için 24 saatliğine özel kanun çıkardı. Üç günde profesör, dördüncü gün rektör yapıldı. Hayatında, bir gün bile öğretmenlik yapmadı. MEB müsteşarı olarak atandı. Siyasal İslamcı kara kaplı defterini bakan olunca çıkardı. Atatürk, cumhuriyet ve laiklik karşıtı nesiller yetiştirecekti (!) Avam bir dille, "Anlama özürlü, lafı neresinden anlıyor" diyerek eğitimi yönetiyor. Türkiye ilk kez bir ramazan ayında; İstiklal Marşı'nın okullarda Arapça okunmasını, 'Kabe'de hacılar hu' diye ilahiler söylenmesini, oruçlu-oruçsuz çocuk çetelesi tutulmasını gördü. Eğitim alan öğrenciler, eğitim veren öğretmenler, ötekileştirildi. Siz-biz ayrıştırması Yusuf Tekin'in eseri...

ÖTEKİ OCUKLAR

Eğitimdeki gerçekleri, adaşı Yusuf ortaya çıkardı. 'Eğitimde çağ atladık', 'Bizden önce okullarda tuvalet bile yoktu' söylemleri çöktü. Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş Van'da, Naime ve Selahattin çiftinin 10 çocuğundan biri olarak doğdu. Hayvancılık ve koruculuk yaparak geçinen babası, gözlerinin önünde şehit edildiğinde daha 14 yaşında lise birinci sınıfta öğrenciydi. Babasından sonra iyice yoksullaşan ailesinin geçim yükü Yetim Yusuf'un omuzlarına bindi. Simit sattı, hayvan pazarlarında işçilik yaptı. Hem çalışıp hem okuyarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Temel Eğitim Politikaları'nı kazanıp başarıyla bitirdi. Gazi Üniversitesi'nde Eğitim Bilimleri'nde doktora yaptı. Kimselerin gitmek istemediği kırsaldaki köy okullarında öğretmenlik, idarecilik derken binlerce öğrencinin kaderini değiştirdi.

BİLİM TESCİLLEDİ

Türkiye onu; dezavantajlı kız çocuklarının okul terki, çocuk evlilikleri, hormonlu notlar, kırsalda öğrenme kayıpları gibi MEB Yusuf Tekin'i çokça kızdıran konulardaki bilimsel araştırmalarıyla tanıdı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde görev yapan Doçent Kızıltaş'ın son akademik çalışması, Öğrenme Yoksulluğu! 10 yaşında hiçbir zihinsel engeli olmayan bir çocuk eğer basit bir metni okuyup anlayamıyorsa bilim o çocuğu 'öğrenme yoksulu' kabul ediyor. Dünya Bankası, bir süre önce masa başında hatta okula dahi gitmeyen çocukları da ekleyerek Türkiye'deki öğrenme yoksulluğunu yayınladı. Zengin ülkelerde yüzde 9, düşük-orta gelirli ülkelerde yüzde 53 çıkan öğrenme yoksulluğu, Türkiye'de yüzde 21.7 çıkmıştı. Dünya Bankası'na seçilmiş il, ilçe ve okulların verileri mi gönderilmişti

OKUYUP ANLAMIYOR

Bu kritik sorunun cevabını; Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş'ın Van, Hakkari, Ağrı, Şırnak ve Muş'u kapsayan 5 ilde, 10 yaşındaki ilkokul 4. sınıf öğrencisi 606 çocukla yaptığı son bilimsel araştırma veriyor. Küresel Eğitim Araştırmaları Merkezi (SAGE), "Kırsal Bölgelerdeki Dezavantajlı İlkokul Öğrencileri Arasında Öğrenme Yoksulluğu Analizi' adlı İngilizce makalesinin bilimselliğini tescilleyip yayınladı. Türkiye'de 10 yaşındaki çocuklarda öğrenme yoksulluğu böylece ilk kez masabaşı yerine sahada ölçülerek, küresel bilim literatürüne girdi. Ulusal ve uluslararası ölçümlerde, okuduğunu anlamama yoksulu Doğu ve Güneydoğu'daki iller seçilmişti. Okuduğunu anlamada kritik eşik 10 yaş incelendi. Temel okuma becerileri, testler, açık-kapalı uçlu sorularla ölçümler yapıldı. Öğrencilerin okuduğu metni anlayıp anlamadığı puanlandı. Araştırmanın kahreden sonucu şöyle: