Türkiye'de yaşı 40'ı geçenler iki ayrı Cin Ali dönemine tanıklık etti. İlki, çocukluk arkadaşımız Cin Ali. Siyah beyaz televizyon yıllarının sonuna yetişen, ilk renkli çizgi film kahramanımız. Okuma-yazmayı sökmeyi kolaylaştıran yardımcı ders kitabımızdı. "Ali topu at" fişleriyle milyonlarca çocuğu hecelerle barıştırıp, Türkçe'mizi sevdirdi. Papyonlu, siyah saçlı, kulağı çiçekli fiyonklu ayakkabıları pırıl pırıldı. Atı, topu, topacı, kara gözlü kuzusuyla okul yollarına sevgi taşları döşedi. Cin Ali'yi kim yazdı Çifteler Köy Enstitüsü 1944 mezunuydu. Yetinmedi, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde pedagoji okudu. Anadolu'da 17 yıl köy köy dolaşıp, öğretmenlik yaptı. Cin Ali'nin fikir babası Türk eğitimci Rasim Kaygusuz. 58 yıl önce yazdığı Cin Ali, Çanakkale Savaşı şehitlerimizden, Ali dayısının adını taşıyordu. Minik kalplere, vatanseverlik inşa etti.
İLK İŞ KALDIRILDI
Ülkemizdeki, üç neslin okur-yazar olmasındaki emeği görmezden gelinemez. Anadolu'nun bağrından çıktı. Başında kasketi, sürekli araştırıp, sorgulayan bir çocuktu. Karagözlü kuzusu ve atıyla kırlarda gezerek, çocuklara hayvan, tabiat ve vatan toprağı sevgisi aşıladı. Cin Ali'nin, ablaları ve arkadaşlarıyla kurduğu eşitlikçi ilişki, toplumda cinsiyet eşitliğini pekiştirdi. Köy enstitülerinin temelini oluşturan insan, hayvan, tabiat ve bilim aşkıyla büyüyen Cin Ali, eğitimde ülke sınırlarını aşıp, evrenselleşti. 2002'de AKP iktidara geldikten sadece 3 yıl sonraydı. Atatürkçü, demokrat, eşitlikçi Cin Ali artık çok olmuştu (!) İlkokulda, çözümleme yönteminden, ses temelli öğretim sistemine geçildi. İlk iş, Cin Ali kitap serisini müfredattan çıkardılar. Türkçe aşığı, yerli ve milli Cin Ali'nin yerini, Arap ve Arapça sevdalısı Sarıklı Cin Ali aldı.
ÇAKMA ŞEYHÜLİSLAM
İmam hatip ve ilahiyat mezunu Sarıklı Cin Ali, elinde asa ve gizli ajandasıyla sahnedeydi. Atatürk'ün kurduğu Diyanet İşleri'nde başkan koltuğunda 8 yıl oturup; Atatürk'ün adını bir kez anmadan, yolunu Anıtkabir'e hiç düşürmeden kalktı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin laik, demokrat yapısıyla derdi aleniydi. Görevde yaptığı 8 yılda, dini kullanarak, laik eğitimi yıkmak için gecesini gündüzüne kattı. Osmanlı döneminde padişahların yanı başında dolaşıp, devlet işlerinde şeri hüküm vermek için akıl danışılan şeyhülislam edasıyla salınıyordu. Her ne kadar ilahiyat mezunu olsa da din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerini hiç sevmedi. Cumhuriyet devrimlerine sırtını dönen MEB'le el ele verdi. Ortak icatları ÇEDES projesiyle devletin kadrolu 58 bin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenini, eğitim sisteminde yok saymakta öncü oldu.
DEĞERLERİ ÖLDÜRDÜ
Sarıklı Cin Ali, milli (!) eğitim bakanlarının akıl hocasıydı. Değerler Eğitimi adı altında; Kuran-ı Kerim, siyer, temel dini bilgiler gibi seçmeli görünen dersleri, seçeneksiz kıldıkları öğrencilere zorla seçtirdiler. Okullara, 'başimam, başvaiz, manevi danışman, ablalar, abiler' doldurdu. "Atatürk, din düşmanı" diyen de, "Sıraya sürtünerek oturmak günah" diyen de sınıftaydı. Derste mezar maketi kurup, sabır dersi öğretmeye kalkıştı. "Fakirler, cennetin en üst köşesinde olacaklar. Biz ise (yani zenginler) onlara kıskanarak bakacağız" sözleri ve ihtişamlı lüks hayatı söylemleriyle çelişti. Modern yaşamı ve cinsiyet eşitliğini savunan Cin Ali'nin aksine Sarıklı Cin Ali, kız çocuklarının miras mahrumiyetini savunuyordu. Başında olduğu televizyonda, "Kopya veya torpille girilen işten elde edilen kazanç helaldir" tezi yani ahlaksızlık dahi savunuldu.

5