Gazze'de soykırımın en sert zamanlarında Sahra Hastaneleri Müdürü Mervan el-Hams: "Gazze'de 50 bin şehit var; İslam âlemi ise uyuyor." demişti. İslam âlemi uyuyor. Dış İşleri Bakanı'mız Hakan Fidan da 2026 yılının ilk günlerinde "İslam dünyası 100 yıllık derin uykusundan uyandı. Bir araya geldiğimiz zaman neler yapabileceğimizin artık farkına varıyoruz." şeklinde bir açıklama yapmıştı. Her iki ifadenin ortak noktası, islam âleminin uyuduğu konusunda geniş bir ortak kanaatin oluşuydu. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra paramparça olan halkı Müslüman coğrafyalar, uluslar halinde doğranıp etrafları çitlerle çevrilince kendileri dışındaki dünyaya gözlerini kapamış uyumaya/uyuyor görünmeye gayret etmişlerdi.
Irak'ta milyonlarca Müslüman öldü. Afganistan'da kaç kardeşimizin öldüğü bile belli değil. Suriye'de Esed-İran ve Rus truimvirasının katlettiği insan sayısı 1 milyonu buldu; 10 milyondan fazla Suriyeli ülkelerinden dünyanın kalan coğrafyalarına doğru savruldu. Gazze soykırımı resmi rakamlara göre 72.000 canı hayattan kopardı; gayri resmi rakamlar bu sayının on katından bahsediyor. Çin'in Doğu Türkistan'da Müslüman Türklere yönelik soykırımı sessizce ve oldukça planlı bir şekilde sürdürülüyor; insanlarla birlikte ibadethaneler, tarihi yapılar ve adeta hafıza da sessizce yok oluyor. Seküler Pakistan iktidarı Afganistan İslam Emirliği'ne gavura saldırır gibi saldırabiliyor. Sudan'ın Faşir bölgesinde, gönüllü Siyonist Birleşik Arap Emirlikleri tarafından finanse edilen çeteler soykırım yapıyor. İsrail'in Asya'daki en büyük müttefiki Hindistan'dan hemen her gün dövülerek öldürülen bir Müslümana ait görüntü, dar sosyal medya ağlarına düşüyor.
Herkes gözlerini kapattı. Cemal Süreya'nın dediği gibi "Herkes her şeyin farkında ve kimse, hiçbir şeyi yanlışlıkla yapmadı." Ulusçuluğun bir ur gibi yayıldığı coğrafyamızda kendilerine teslim edilen sınırlar içinde herkes mutluluk pozları kesti. Yüz yıllık derin uykudan uyanılıyor. Uyuyormuş gibi görünüp gözlerini kapatanlarının göz kapaklarında hareketlenmeler var ama bu sefer de emperyalistler türlü yollarla milyonlarca insanı narkozla uyutmaya başladılar. Sosyal medya, telefonlar, okullar eliyle gerçekleşiyor bu.
Mescid-i Aksâ'nın ibadetlere kapatılması üzerinde 35 gün geçti. Cılız gösteriler dışında ses yok. İlk kıble kapalı, yer yerinden oynamıyor. Yetmiyor, soykırımcı İsrail parlamentosu, İsraillilere yönelik ölümcül saldırılardan suçlu bulunacak Filistinlilere idam cezası öngören bir yasayı onaylıyor. İlk kez 2022 yılında aşırı sağcı, insanlık düşmanı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından teklif edilen "Teröristler İçin Ölüm Cezası" başlıklı yasa tasarısı, "İsraillilerin ölümüyle sonuçlanan eylemlere katılan" Filistinlilere idam cezası verilmesini zorunlu kılıyor. Üstelik alınan kararlar Batı Şeria'da da geçerli sayılarak fiili ilhakı da resmileştirme yolunda bir adım daha atmış olunuyor. Bu kararlar bile kitleleri caddelere sevk etmiyor. Savaş çıkartacak gelişmeler için kınamalar yeterli sayılabiliyor.

15