Sürdürülebilir tarım, güvenli gıda gibi pek çok başlıkta çalışmalar yapan PepsiCo Vakfı, 'Dünyayı Besleyen Kadınlar' projesinin ilk tohumunu Adana'da ekti. PepsiCo Türkiye'nin Genel Müdürü Ergün Günay, proje ile birlikteçiftçilere destek sağlamayı ve özellikle deprem sonrası tarımda ortaya çıkan sıkıntıları çözmek için çalışmayı hedeflediklerini anlattı.
Çiftçileri sürdürülebilir tarım eğitimi ve ekonomik katkıyla güçlendirerek, ürün verimlerini ve gelirlerini artırmayı hedeflediklerini belirten PepsiCo Türkiye'nin Genel Müdürü Ergün Günay, bu yolla gıda güvenliği ile beslenmeyi de iyileştirmeye odaklandıklarını söyledi. PepsiCo Vakfı tarafından dünyada 8 ülkede uygulanan 'Dünyayı Besleyen Kadınlar' projesini Türkiye'ye taşıyarak, ilk tohumu Adana'da ektiklerini belirten Günay ile projenin detaylarını, hedeflerini ve yeni yatırımları konuştuk.
Şirket olarak önemli bir proje yürütüyorsunuz. 'Dünyayı Besleyen Kadınlar' projesi nasıl ortaya çıktı, projenin arka planını anlatır mısınız
'Dünyayı Besleyen Kadınlar' projesi, kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesine odaklanarak dünyadaki yoksullukla mücadele etmek için çalışan 75 yıllık küresel bir konfederasyon olan CARE International ile dünyanın önde gelen yiyecek ve içecek şirketlerinden PepsiCo'nun toplumsal yatırım için çalışan kolu olan PepsiCo Vakfı'nın ortaklaşa yürüttüğü bir program. Bugüne kadar dünyada 8 ülkede uygulandı. PepsiCo Vakfı bu projeye 2018'den itibaren toplam 18 milyon doları aşkın yatırım yapmış bulunuyor. Bu hibe ile dünyanın çeşitli ülkelerinde 5 milyon çiftçi ve topluluk üyelerini sürdürülebilir tarım eğitimi ve ekonomik destekle güçlendirmeyi, böylece ürün verimlerini ve gelirlerini artırmaya desteklemeyi ve gıda güvenliği ile beslenmeyi iyileştirmeye yardımcı olmayı amaçlıyor. PepsiCo olarak 6 Şubat 2023 depreminden etkilenen ve aynı zamanda fabrikalarımızdan birinin bulunduğu şehir olan Adana'da bu projeyi Türkiye'ye taşıdık.
Projenin amacı nedir
'Dünyayı Besleyen Kadınlar' projesinin temel amacı 6 Şubat 2023 depreminden sonra bölgedeki yaralarının sarılması, aynı zamanda depremden etkilenen kesim olan çiftçilerin desteklenmesi. Projeyle küçük ölçekli üreticilere güçlü bir şekilde odaklanarak kırsal hanelerin gıda güvenliğini iyileştirmesine yardımcı oluyoruz. Projemiz kapsamında uzun dönemde bölgede tarımın sürdürülebilirliğini sağlayacak her adımın dirençli ve güçlü bir tarım ekosistemi yaratacağına ve bunun da uzun vadede bölgeye önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Deprem sonrasında tarımda yaşanan sıkıntıları yakından takip etmeye devam ediyoruz, farklı desteklerimizin yanı sıra bazı projelerimizi de bölgeye taşıyoruz. Daha önce Hatay'da gerçekleştirdiğimiz 'Lay's Ortak Hareket, Yeniden Bereket' projesiyle bölge halkının tarımsal faaliyetlere yeniden dönebilmeleri için topluluk tabanlı, yerel paydaşların bir arada hareket ettiği bir tarımsal gıda ağı oluşturulmasını öncülük etmiştik.
Bölgede hangi iş birliklerini gerçekleştirdiniz
CARE'in yanı sıra Adana Valiliği, Yüreğir Kaymakamlığı, Adana İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, Adana Büyükşehir Belediyesi ve Yüreğir Belediyesi projede aktif rol alıyor. Özellikle bu yılın ilk yarısında Meryem Kadın Kooperatifi'nin projemize verdiği destekle birlikte 'Dünyayı Besleyen Kadınlar Projesi' büyük bir ivme kazandı.
TARIMDAKİ DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNUN PARÇASI
Dirençli tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir gıda sistemlerine geçişi hızlandırmak amacıyla, tarım ekosisteminde farkındalık artıran çalışmalar yürütüyor musunuz
Tarım alanındaki uygulamalı projelerimizin yanı sıra, bilgi paylaşımı ve ortak öğrenme kültürünü güçlendirmeye de büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda son dört yıldır Tarımda Pozitif Gelecek Sempozyumu'nu düzenleyerek, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturuyoruz. Bu yıl PepsiCo Türkiye ve Sürdürülebilirlik Akademisi'nin ortak ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleşen dördüncü sempozyumda ana tema 'Gıda Sistemlerini Dönüştürmek' oldu. Etkinlikte 'Birlikte Büyümek: Sürdürülebilir Gelecek İçin Çiftçiye Yatırım', 'Gıda Sistemlerinde Dönüşüm: Dayanıklı Tedarik Zincirleri İçin Teknoloji ve İnovasyon', 'Her Damlanın Değeri: Sürdürülebilir Büyüme İçin Suya Yatırım' ve 'Gıda Zincirinin Son Halkası: Mutfağı, Tabağı ve İnsanı Bereketli Kılmak' başlıkları altında dört oturum gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Dünya Bankası, Sürdürülebilirlik Akademisi gibi kurumların yanı sıra özel sektör, akademi ve sivil toplumdan birçok uzman, sürdürülebilir gıda sistemlerinin geleceğini tartıştı. Aralarında Şef Refika Birgül, Dünya Bankası'ndan Bora Sürer, Prof. Dr. Mehmet Tanyaş ve Prof. Dr. Erdem Görgün gibi isimlerin bulunduğu konuşmacılar, kendi alanlarındaki deneyimlerini paylaşarak katılımcılara yeni bakış açıları kazandırdılar. Her yıl büyüyen bu etkinlik, tarımda dönüşüm yolculuğuna rehberlik etmeye destek olan önemli bir bilgi ve iş birliği platformuna dönüştü. Önümüzdeki yıllarda da bu paylaşım ortamını sürdürülebilir şekilde geliştirmeyi hedefliyoruz.
ÜÇ DEMO ÇİFTLİK KURULDU
Proje çerçevesinde bugüne kadar temel olarak neler yapıldı

14