Önyargılı eleştirilerin yanında durabilmemin söz konusu olamayacağının altını çizmekle söze girmeliyim. Aramızdan çok erken ayrılan, çalışma yaşamımıza, barışına çok değerli katkılar yapmış, aramızdan çok genç, çok erken ayrılmış, alışma Genel Müdürlüğü de yapmış İsmail Bayer'i anarak söze başlamalıyım. Birlikte alışma Bakanlığı kadroları içinde çalıştıkları yıllarda, Kemal Kılıçdaroğlu SSK genel müdürüydü.
Saray yandaşı medyamızın o tarihler için çok ünlü gazetecileri, Kemal Kılıçdaroğlu'nu karalamak adına, SSK yolsuzlukları içerikli saldırıların yarışındaydılar. SSK'nin başına geçmiş en dürüst çalışma genel müdürüne yönelik saldırılara karşı birlikte tepki verirdik. Sayın Kılıçdaroğlu ile o tarihlerde işçi sorunlarına dönük söyleşi paylaşımlarımız da olmuştu. Ankara'dan İstanbul'a yönelik, Saray iktidarlarını hedef almış protesto yürüyüşleri günlerinde, içeridekilerin haklarının savunulmasında her zaman en önde duruşlarıyla dikkat çeken sevgili gazeteci arkadaşımız Utku akırözer'in telefonuyla Kılıçdaroğlu'unun yürüyüşe katılmamı isteyen davetini almıştım.
Zonguldak maden işçilerinin 50 günlük direnişlerini başından sonuna izlemiş olmam nedeniyle Zonguldak sapağında konaklama sırasında gece paylaşılacak çekilmiş filmler üzerinden, Turgut Özal'ı teslim alan büyük yürüyüşün öyküsünün paylaşılmasının programlandığını anlattı. Kalçam yeni kırılmıştı, henüz bastonla ancak yürüyebiliyordum. Bir gece öncesinden Düzce sapağına taşınmış tarikat militanlarının Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşünü hedef almış saldırılarına da tanıklık etmiştim.
***
Nereden nereye Şimdilerde gündemimizde Kılıçdaroğlu'nun "mutlak butlan" kararıyla gündemimize gelen, CHP'nin başına geçirilmesi üzerinden yaşatılanlar var. Ankara'da geçtiğimiz hafta sonunun gündemine oturan gelişmeler, iktidarlarının CHP'nin içinden yaşatılacak iktidar çatışmaları üzerinden birbirlerine düşürümeleri projelerinin gelişmeleri üzerinden ülkemizin çoğunluğu için geçerli, yüreklerini burkan kaygılar yaşanıyor.
Kartal'dan, Şişli'ye aktarmalı, bayram günlerinin ücretsiz tıklım tıklım yolculuklarında, yolcular seslerini yükseltmek zorunda kalarak sonuçta kabağın başlarında patlayacağının bilinci içinde, bayramda olduklarını unutuyor olarak sadece ve sadece, polemiklere, çatışmacılığa açık bu konuyu tartışıp duruyorlar. Tartışmaların içeriğinden, en çok kendi gelecekleri adına kaygı duymakta olduklarının yansımaları olarak karamsarlıklarını da ortaya koymaktalar. CHP'nin içinden bölünmesi tuzağının Saray'dan üretildiği önyargıdan yargıya doğru gün gün pekişmekte.

11