Meteoroloji bile güven vermekten çıkarılmışsa...

Sabah ısı göstergesinin 3-4 dererecelerde, düşük, ancak karın izi olmadan yağmuru gösteriyor olmasına şaşırmamıştım. Ne de olsa Kartal'ın sahil şeridi üzerinde yaşıyordum. Elbette dönemin uzman ve her şeyleri kurcalayıp haberleştirmede titizliklerinden kaygılanmadığım habercilerinin verdikleri bilgilerden yararlanma çabasındaydım. Önceden duyurusu yapılmış kar görüntülerini paylaşabilmek çabası içindeki haberciler, ancak amlıca tepelerine doğru yakalayabildikleri karlı ağaçların görüntülerini paylaşırken, çocuk görüntüleri veremediklerinin altını çizerken "Henüz erken, çocuklar çıkamamışlar" benzeri cümleleri paylaşıyorlardı.

Önceden kar tatili kararını duyurmuş valilik, "Sadece servisle okula gitmeleri gerekenleri kapsayan bir uygulama olacak" anlamında bir geri dönüş yapmıştı. Yine de gazetenin halen kulanmakta oılduğumuz Şişli'deki binamıza vardığımda, en azından birkaç hafta öncesinde tanıklık etmiş olduğumuz karla kaplanmış karşıdaki mezarlığın ağaçları ile yüzleşeceğimi sanıyordum. Ne gezer, bal gibi de sadece yağmur serpiştiriyordu.

Aklıma sabah haberlerinde tüm gelişmeleri haberleştiren deneyimli arkadaşlardan birinin verdiği bilgiyi anımsayıverdim; "Meteoroloji Müdürlüğü'ne atanan görevliler de yandaş olunca birkaç derecelik yanılmalar olabiliyor" demişti. Aynı haberlerin bütünlüğünde, Yalova'da şehit olan görevli arkadaşlarla ilgili bilgilendirmelerin sonuçları üzerinden sonuç vurgulamalarını yaparken, bölgedeki terörist örgütlenme sağır sultanlar için bile bilinirken gereken önlemlerin alınmamış olmasının altını çizerek bile bile lades can kayıplarımız üzerinden ağır eleştirilerini noktalıyordu.

***

Sürpriz olamayacak kadar gerçek benzerleri çok yaşanmış taze haberler arasında, ihaleye fesat karşıtırmaktan tutuklananlar üzerinden yapılmış güncel bir operasyonun haberi yer alıyordu. Yine en tazesinden bir başka operasyonun içeriğine göre, 5 bin lira karşılığında zorla fuhuşa sürüklenen çocuk yaşlardaki kızların dramı üzerinden bilgiler yer alıyordu. Kızların sayısı bile tam verilemiyordu, çok sayıda olduklarının vurgulaması ile yetiniliyordu. Gelecekleri, nasıl kurtarılıp korunabilecekleri üzerinden ise henüz dişe dokunur bir bilgi verilemiyordu.