Cumhuriyet YouTube'dan, üç kuşak söyleşileri kapsamında bugün yayına girecek konuğumuz, 1968 kuşağının kuşkusuz en çok okumuş, en çok kitap yayını yapmışlarının başında gelenlerinden Masis Kürkçügil. Bu kadar gecikmiş olmamızın nedeni, eski telefonunu değiştirmiş olmasından habersizliğim. Masis Kürkçügil'i öne çıkaran kimlik özelliğinde, yakından tanıyanlarının birleştikleri, yaşanmışlıkların bütünlüğü içinde her zaman önde tuttuğu kanıtlanmış adalet terazisinin gücü olmalı.
1968 kuşağı içinde, her dönem önde sorumlulukları üstlenmiş kimliği ile "Troçkist" olarak tanınmıştı. Söyleşisinin başında anımsattığımda da gülümseyerek İstanbul'a Adalar'a yerleşmiş olması ile bir bağlantısı olmadan, kendi solcu kimliğinin de algılamaları ile bağlantılı olarak toplumsal, siyasal duruşunun özgünlüğü, bağımsızlığı ile ilişkili olabileceğinin altını çizmiş oluyor.
Söyleşi konuğumun ön hazırlığında sayısız kitabını okuma olanağımın olmadığını anımsattığımda, "Tarih ve Siyaset Sarkacında"nın en pratik çözüm olacağı önerisi kendilerinden geldi. Kestirmeden görüşemediğimiz sonraki yıllardan akış, siyasal toplumsal görüşleri üzerinden, hep solcu duruşla, toplumsal yaşananların ülkemizin sınırları içinde kalınmadan, dünya gelişmelerinin bütünlüğüne de bakıştan kopmadan geçmiş yıllardan günümüze tüm gelişmelerin bütünlüğünde sorgulamaların hiçbirinde kaçış yollarını seçmiyor.
Ülkemiz ile dünya ölçeğinde, AB ülkeleri ekseninde düzeni değiştirme tezleri ile yola çıkan 1968 kuşağının hak arayışlarından günümüze uzanan olumsuz gelişmelerin içinde, gerçeklerden sapmadan; haklıdan, doğrudan yana savaşmaktan vazgeçmek gibi bir arayışın söz konusu olamayacağının da vurgulamalarını kalın çizgilerle yapıyor. Her sürece dönük olarak ülkemizle birlikte dünya gelişmelerinde de kaçınmasız, devrimci arayışlara dönük, dünden bugüne, yarına dönük saptamalarından sakınmıyor.
***
Masis Kürkçügil'in vurgulamalarının bütünlüğünde, sistemlerin kendilerine göre insanları yetiştirme çabalarının altı çiziliyor. Kendilerine, çıkarlarına dönük olarak sömürü, baskı düzenlerini sürdürebilmelerinin alfabesinin gerekleri, sonuçları ile bağlantılı olarak da 1968'lerin toplumsal ruhunu köktenci bozan, sömürü, baskı düzenlerinin yükselişlerini öngören ittifaklar içinde, bugünlere gelindiğinin altının çizildiği gelişmelerden örnekleri paylaşıyor.

6