Kimin eli kimin cebinde Karışık hesaplar koalisyonu...

Birkaç yıldan bu yana, bugün yarın derken açılım süreci görüşmeleri başladı. Karışık hesaplar koalisyonu havasında gerçekleşen ilk buluşmaya bakılırsa gerçekten etkili olabilme çabasında çatışmacı taraflar arasında sürdürülecek pazarlıklar, önümüzdeki birçok yılımızı daha alacak. Samimiyet üzerinden kimseler hayır demiyor olsa bile, çatışmacı tarafların bir diğerine dönük güvenleri diplerde. Siyaseten içtenlikli çözüm isteyebilmek ile siyaseten "İstemiyorum" diyebilmek arasında çok büyük fark var.

Başka gün yokmuş gibi, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Veli Ağbaba hakkında hazırlanan fezlekenin aynı gün verilmesinin yanında, hukuksuz olarak içeriğinin açıklanması da gündemimize girdi. Rüşvet suçlaması içerikli olduğu duyurulan fezleki üzerinden YENİ Parti kadroları, her gün büyüyen sayılarla gerçekleştirilen üyelikler üzerinden etkin tepkiler gündeme girdi. Masumiyet karinesinde bütün gruplar ortaklaşmışken kürsü dokunulmazlığına bile fezleke gönderilemeyeceğinin altı çizlidi.

Uğur Mumcu'nun kapatılmış faili meçhul dosyasının açılması, en çok Cumhuriyet gazetesi okurları ailesini sevindirecektir. Nedense içtenlikle istendiğine inanamıyoruz. İktidarları cephesinin klasik haktan yana görüntü verebilmeye dönük yeni bir oyunu izlenimi veriyor. Mutlak butlan projesi üzerinden ittifak ile oynanan oyunlar ortada iken seçildikleri partide kalmaları suç. AK Parti'ye geçenlerin aklanıp paklanıp ödüllendirilmeleri uygulamaları artarken nasıl güvenilebilir kii

***

Dikkatimizden kaçıramayız. Arada bir artık tutukluluklarını sürdüremedikleri, serbest bıraktıkları belediye başkanları gıdım gıdım olsa da serbest kalabiliyor. Şöyle bir hak-hukuk-adalet gözüyle bakarak bu tablo üzerinden birazcık düşünmek gerek miyor mu İçeride tutabilme adına sıfıra sıfır durumuna düşülmüş yargılamaların sonrasında, tahliye edilmiş belediye başkanlarının görevlerinin başına geçirilmemeleri asıl hak hukuk gasbı suçlarının işleniyor olması anlamına gelmiyor mu

Seçilmiş belediye başkanının üzerine atılmış suçlamaların hepsinin gerçek dışı olduğu ortaya çıkmışken evinde oturacak, annesinin ak sütü gibi temiz olduğu kanıtlanmış, evinde pinekleme zorunluluğu kılınacak. Başkan seçildiği belediyenin yönetimi başka ellere bırakılacak. Bu tablo, nereye kadar sürdürülebilecek Hani taş olsa çatlardı özdeyişine uygun, bu haksız hukuksuz uygulamalar nereye kadar sürdürülebilecek