Kaldık mı yine biz bize diz dize

"Dostum Trump" Ankara'ya gelmeden önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok mutlu edecek müjdeden söz edip durmuştu. Ankara'dan dönüş yoluna geçmekte olduğu açıklamalarında ise bizim öncesinden sipariş ettiklerimizin aynısı olmasalar da verilmelerini istediği uçak siparişlerinin geçerli olması üzerinden elinden gelen çabayı göstereceğinin altını çizdi. Ankara'ya gelen NATO üyesi siyasi liderler ile görevli resmi temsilcilerinin beklentilerine dönük sınırsız çabalarından hangi ölçeklerde mutlu edilebildiklerini öngörebilme şansımız yok.

İster siyasi liderler isterse askeri, diğer görevli temsilcilerin açıktan eleştiri yapacakları elbette beklenemez. Ancak kişisel, özel havalarda verilmiş armağanların, evlerine götürülebilmelerinin olanaksız olduğunu, hak, hukukları ile uyuşamayacağının belirtildiği, altının çizildiğinin de tanıklıklarıyla da yüzleştik.

Aklıma artık yaşıyor olmadıkları için "Ruhları şad olsun" diyerek en üst katlarda görevde gezilere katılmış büyüklerimizden, hanım ya da beylerimizin seçmeleri için saraylarda yaşanılan ülkelerde, şeker gibi uzatılan kıymetli taşları alırken "Bu bana, bu kızıma, bu da gelinime..." denilerek alındıkları örneklerle de yüzleşmiştik. Gerçi sonrası yetkili açıklamaları ile ikram edilmiş kıymetli taşların, alındıkları ülkelerin sultanlıklarına geri verildikleri açıklamaları da yapılmıştı.

***

Biz yine, dünün sabahına, yine biz bize diz dize kalışımıza dönsek mi Ankara'da NATO üyesi ülkelerden gelmiş konuklarımızın güvenlik içinde istedikleri gibi dolaşabilmeleri adına alınmış önlemleri elbette bir daha sayacak değiliz. Sadece sakıncalı kimlikleri yüzünden kısa süreliğine özgürlüklerinden olan, soldan doğal suçlu olarak sayılanlara, "Gözleri aydın, artık özgürlüklerine kavuşmuş olabilirler" diyebiliyor muyuz

Yurtlarından edilen, "Birkaç günlüğüne nerelerde kalırlarsa kalsınlar" denilerek yurtlarından kovulanlara, yurtlarına dönebilecekleri müjdesini verebiliyor muyuz Ankara'da gerçekleştirilen NATO toplantısının ülkemize getirdiği ekonomik bedellerin hesabını yapabilmek kuşkusuz benim haddim olamaz. Uzmanlık alanları ekonomi, hukuk, askerlik olanlar haftalar öncesinden yaptıkları çalişmeler, toplayabildikleri bilgilerle kamuoyunun karşısına çıkma çabası içindeler.