İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta, tutuklanmalarının birinci yıldönümünde, hâlâ pek çok tutuklu sanık belediye başkanları da içlerinde, hâlâ yüksek sayılarda tutuklu için iddianamelerin bile hazırlanamamış olduğu gerçeği ile yüzleşmiş durumdayız. Bayram öncesi başlatılmış yargılamanın ilk günlerinde yaşatılanlar, ükütücü suçlamalar ile donatılmış iddianameler sonrasında, gizli tanıklıklar üzerinde yürütülmüş ağır suçlamaların içeriklerine dayalı hukuksuzluk savlarının sorgulanmasını, kamuoyuna dönük toplumsal tepkilerin güçlenmesini getiriyor.
Kuşkusuz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in öncülüğünde, yargılamaların yargısız, hukuksuz infazlar ötesine geçmiş suçlamalarına dayalı, soluksuz eylemlerinde toplumsal katılımın güçlenmesi, toplumsal ortak direnişler boyutuna ulaşmalarının payı yadsınamaz. Ancak henüz bir arpa boyu yol alınmamış duruşmaların ilk günlerinde bile gizli tanıklıklar üzerinden geliştirilmiş ağır suçlamalarda, ilk ifadelerde ortaya çıkmış çark edişlerle, "Öyle duymuştum, öyle söylemişlerdi, görmedim, duymadım" sözcükleriyle ortaya çıkan hak, hukukun ayaklar altına alınmasının boyutlarını ortaya çıkaran tablolar toplumsal tepkinin büyümesinde çok daha etkili olabiliyor.
Dünyada bir örneği olmayan başkanlık, tek adam rejiminin haksızlık, hukuksuzluk boyutlarındaki uygulamaları sayesinde... Bugünlere kadar uzanan, aynı zamanda dünyadaki en uzun ömürlü fiilen sandıktan çıkmış iktidarlarının çıkmazında... Toplumun yüzleştiği yine dünyada örneği olmayan çok ağır boyutlardaki hak kayıplarının hızından artık siyaseten yandaşların da korunamadığı günlerdeyiz...
***
Ortadoğu'yu yeniden kana bulayan "dostum Trump"-Netanyahu ittifakı İran'a ortak saldırılarından çok kısa zamanda çok kazançlı çıkacakları düşlerinin hesaplarıyla yola çıkmışlardı. Ortadoğu'nun ünlü yandaşlarının geçmiş tarih süreçleri içindeki desteklerine güvenmişlerdi. Doğrusu diktatörlüklerinin hiçbirinde siyasal, ideolojik değişimler de söz konusu değil. Ancak İran'ın içinde diktatörlük olsa da kendi ülkesinin parçalanmasına karşı çıkmak gereğini duyacak toplumsal refleksleri, dinamiklerin gücünü atlamışlar.
Dışarıdan bu çok kirli hesaplar, tutkular ittifakında kurulmuş saldırıların acımasızlığı, içeride İran'ın çok sayıda dini liderlerinin katledilmesi gerçeği ile içeride, karşıtların bile parçalanmama adına birleşme reflekslerini güçlendirdi. Ortadoğu üzerinden Türkiye'nin de savaşın içine sokulma çabaları, tuzakları da ortada. Bugün savaşın 18. gününe gireceğiz. En kanlı karşılıkla bombardımanlar, çatışmalar, saldırılar yaşanmakta olduğuna göre, yarına kadar yeni olasılıkları, olabilecekleri, ölümlü, ekonomi, çıkar savaşlarının akışını da değiştirebilecek yeni gelişmeleri çok da doğru öngöremiyoruz...

3