Öncelikle, yazımın başlığının kendi kendime kızgınlığımın yanısıması olduğunun altını çizmeliyim. Dün sabah ikinci sayfamızın altında, Cumhuriyet Kitap'ın yayını, Türkan Saylan'ı anlatan "At Kız" kitabının kapağındaki güler yüzlü fotağrafına özlemle takılmasam, ölüm tarihinin dün olduğunu atlamış olacaktım. Yaşam boyu üretimlerini, enerjisini, sadece ağdaş Yaşam'ın kızlar öncelikli, eğitime katkıları ile sırlı kalmaksızın... Bilime, el sürülmesi korkulan cüzzam hastalarına katkılarını... Yaşamın her alanında, insan odaklı tüm değerlere, kültürümüze dönük, örnek insan olarak sınırsız enerji ile koşturmalarındaki coşkulu, neşe saçan, insanları peşinden koşturan gücünü...
İçgüdüsel, kitap ilanındaki doğum ile ölüm tarihleri üzerinden hesap yapınca da aramızdan ayrıldığında 74 yaşında olduğunun ayrımına vardım. Tıp alanından bir bilim kadını için çok erken bir yaş olduğu gerçeği canımı acıttı. Hastaneye kaldırıldığı ünlü fotoğraf karesini gördükten sonra, elbette ertesi sabah kaldırıldığı apa Hastanesi'ne koşturmuştum. Koridorlarda bilgi alabileceğim bir tanıdık yüz araştırıyordum. Uzaktan ismini bilmediğim bölümün sorumlusu kadın öğretim üyesinin seslenişini duydum. "İçeri girsenize, sizi görünce çok sevinecektir" seslenişi çok gür çıkmıştı. Yine de kapıyı tıklatmaya çalışırken Saylan Hoca'mızın neşeli sesi ile yüreklenivermiştim..
Türkan Saylan Hoca'mız akıl almaz enerjisi ile ayakta, yatağı üzerinde dopdolu, acil yapılacak işlerin notları. "abuk buraya gel, acele yapacak çok işlerin var" demez mi İlk iş olarak Müjdat Gezen'i arayıp kendisine verecekmişim. Aynı coşkulu sesiyle çocukları için sözünü verdiği piyanoyu hemen ağdaş Yaşam'ın Kocamustafapaşa Eğitim Merkezi'ne ulaştırmalıymış. Türkan Hoca yatağının üstündeki sayısız not üzerinden yanındaki arkadaşına acele telefon numaraları verip aratıyordu. Son nefesine kadar çocukları için eksik kalmış işlerinden olabildiği kadarı ile tamlama çabasıyla boşuna enerji tüketmiyordu.
***
Atlamalı yerimizin elvereceği üzerinden birkaç birbirinden coşkulu, anlamlı anıyı paylaşmak isterim. Bolu Abant taraflarında ortak bir etkinliğe katıldığımızda oda arkadaşlığı da yapmıştık. Ben kolay uyuyup uyanabilen olarak ağzım açık bitip tükenmeyen enerjisi ile çalışmayı sürdürmesini izliyordum. Etkinliklerde ağdaş Yaşam'ın kızlarından, kalabalık bir katılım grubumuz da vardı. Onlara, etkinliğe dönük yapacak çok işi vardı. Etkinliğin öğlen arasında, karın ortasında açan güneşten etkilenip kızlarıyla masanın etrafında toplanmış neşe içinde konuşup duruyorduk ki... Kalkmaya kalkıştığımızda çığlıklarla bizleri de coşturan, karlar arasından fışkırıp yükselen kardelenlere basmamak üzere zıplaya zıplaya toplantıya yetişebilmenin derdine düşmüştük. Kızları için "Kardelenler" adının üretilmiş olmasının anlamını anlayabildik mi

17