Başlık öncelikle 107 gündür, yaz-boz tahtası içerikli olarak sürdürülmüş uyuşmazlık tartışmalarının ardından, nasıl kesinleşeceği henüz çok kesin olmayan İran'da gündeme giren anlaşmayı içeriyor. Gönül, ülkemizde CHP'yi içinden parçalama amaçlı gündeme sokulmuş "mutlak butan" operasyonunun, sonunda amaçlanan Saray'ı çok mutlu etme çabalarının da başarısızlıkla noktalanmasını diliyor. İran halkı, İran'ın ayakta kalması hakkı, sorumluluğunun kendilerine ait olduğu gerçeğini dünyaya onaylatma savaşımında. Bizim ülkemizde de CHP'nin bağımsız kimliği, değerleri ile ayakta tutalması sorumluluğu CHP'lilerin iradesinin elinde kalmalı.
Trump'ın elindeki, yeraltında güvenlik altına alınmış, dünyada olup bitenlerin tümünü birden dinleyebilme gücüne sahip dinleme teknolojileri üzerinden İran'ı dağıtmayı hedef almış İran'ı işgal etme operasyonları ters tepti. Doğrusu yanlışı, haklısı haksızı ile İran rejim önderlerinin tek tek hedef alınıp av gibi öldürülmeleri ters tepti. Rejim değişikliğini savunan İranlılar ile rejimin karşıtları İran'ın kendi kaderini kendisinin belirlemesi, bağımsızlık haklarında buluştular.
Amerika'nın İsrail ittifaklı İslam ülkelerinin tümündeki üsleri üzerinden gelen silahlı saldırılarına karşı bütünleştiler. Ağır kayıplar, ağır bedeller ödemekten gocunmayarak, saflarını güçlendirerek, adım adım zorlukları aşarak Amerika-İsrail ittifakı ile çok kolay olabileceği sanılan İran'ın bağımsızlığının kırılamayacağının dersini verdiler. Adım adım dünyaya bu acımasız düzenin böylesine keyfi sürüdürülemeyeceğinin dersini verdiler.
***
Kuşkusuz Ortadoğu'da acımasızca çok uzun yıllardır sürdürülmüş, insan haklarında acımasız bedelleri olan bu çarpık düzenin, gerçek anlamda insanlık adına barışın gelebilmesi öylesine kolay olmayacak. O kadar çok boyutlu çelişkiler, oyunlar içinde, öylesine acımasız bir insan hakları, sömürüler düzeni geçerli ki... Dünya ölçeğinde o kadar uzun yıllardır, o kadar çarpık bir sömürüler düzeni ağları kurulmuş ki... Dünya ölçeğinde, insanca yaşanabilecek; çevreyi, tüm canlıları, iklimleri kurtarabilecek bir düzene doğru yol alıştan öylesine uzaktayız ki...
Bir iki atılabilen olumlu adımla umutlanabilmekten, dünya ölçeğinde iyimser olabilmekten öylesine uzaklardayız ki...

15