AKP-MHP'nin çakıldıkları son karneden...

Ses verebilenleri çok sınırlı eleştiri yapabilen kanalların, yandaş kanalların aldıkları sınırsız desteklere karşın izlenebilirlik, kitleler üzerindeki güçlü etkileri önlenemiyor. Kaçınılmaz en güncel araştırmaların kamuoyuna uluştırılmalarında da öncelik almış oluyorlar. Kuşkusuz bu araştırma sonuçlarının güncel tablolarını izleme çabaları, sonuçları üzerinden de kamuoyu oluşuyor.

Yine de yazılı metin içinde kolayca kalıcı olarak değerlendirebileceğiniz yayımlanmış yeni bir kitabın içinde de yerlerini almış, yakın döneminin verileri ile AKP-MHP'nin 28 Şubat 2026 karnesinden alıntıları paylaşmak istedim:

"Bir ABD doları 1.320 TL'den 43.726 TL ye çıkmıştır. Artış 33 mislidir.

eyrek altın 24 TL'den 12.072 TL'ye çıkmıştır. Artış 503 mislidir.

Gram altın 18 TL'den 7.343 TL'ye çıkmıştır. Artış 407 mislidir.

İşte geldik günümüze. Ya bu değerler tavan yapacak ya da DENK bütçe yapılarak ayakta durulacaktır."

1968'li yıllardan tanıdığım, o dönemin askeri öğrenci yurdundan Op. Dr. Aytekin Ertuğrul'un "Tam Bağımsız Türkiye" başlığı ile Akdoğan Yayınevi tarafından yayıçlanmış son kitabından bir alıntı.

Tanıyanları bilirler, uzun yıllardan bugünlere, Cumhuriyet yıllarının başında titizlikle, bağımsızlığın simgesi olarak kabul edilmiş denk bütçe yapılması ilkesinin, o günlerden bugünlere savunuculuğunu inatla sürdürenlerin başını çekenler arasındadır. Özel sorgulamış değilim, ancak kimileri Cumhuriyet gazetesinde de yayımlanmış makaleleri, kitaplarında, ağırlıklı 1950'lerin iktidarları süreçlerinden günümüze, yaşanmışlıkların üzerinden sonraki yıllarda da sağ siyasal iktidarların uygulamalarında, en sürekli olarak da 2000'ler sonrası denkliğin tam tersi bütçelere dönük olarak bıkmadan Cumhuriyetin ulusal bağımsızlık ilkesine ihanetin kanıtlarını oluşturdukları gerekçesiyle davalar açmaktan vazgeçmemiştir.

Üst yargılardan açılan davaların hukuksuzluğu üzerinden açılabilmiş bir uygulamaya tanıklık edilmediğinin de altını çizmek isterim. Kös dinlenmiş bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzun da ayrımını sizlerle paylaşırken ancak varmış olduğumuzun da altını çizmek isterim.

***