Yazın cilt sağlığını tehdit eden hatalar

Yazın kendine has bir tarzı vardır, güneş tenimize dokunur, deniz tuzu saçlarımıza karışır, uzun akşamlar ve açık havada geçirilen saatler, günlük hayatın ritmini değiştirir.

Cilt de bütün bu mevsimsel değişimin sessiz tanığıdır. Ancak yaz boyunca keyif veren küçük alışkanlıklar, fark etmeden cildin karşı karşıya kaldığı yükü artırabilir. Üstelik mesele yalnızca güneş yanığı değildir. Ultraviyole (UV) ışınları, uzun vadede erken cilt yaşlanmasından pigment değişikliklerine ve cilt kanseri riskine kadar pek çok sorunla ilişkilendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), UV ışınlarının aşırı maruziyetinin ciltte DNA hasarı ve erken yaşlanma gibi kısa ve uzun vadeli etkilere yol açabileceğini belirtiyor. İşin ilginç tarafı ise bu zararın çoğu zaman büyük hatalardan değil, "Bir kereden bir şey olmaz" diyerek geçiştirdiğimiz küçük ihmallerden birikmesi... Hadi gelin bugün yaz boyunca farkında olmadan tekrarladığımız bu kötü alışkanlıkların cildimizde nasıl bir iz bırakabileceğine yakından bakalım.

Haberin Devamı

Fotoğraflar: Yapay zekâ görselleri

GÜNEŞ KORUYUCUYU SADECE PLAJ ÇANTASINDA BIRAKMAK

Güneş koruyucu denildiğinde akla çoğu zaman deniz, havuz ve tatil geliyor. Oysa UV maruziyeti yalnızca plajda gerçekleşmiyor. Günlük yürüyüşler, açık havada geçirilen öğle saatleri, araç kullanırken güneş alan bölgeler veya kısa süreli dışarı çıkışlar da toplam UV maruziyetine ekleniyor. Özellikle UVA ışınları ciltte erken yaşlanma belirtilerinin oluşmasında rol oynarken UVB ışınları güneş yanığının başlıca nedenlerinden biri. Bu yüzden yaz boyunca yapılan en yaygın hatalardan biri, güneş koruyucuyu yalnızca güneşlenilecek günlerde kullanmak. Bir diğer hata ise ürünü sabah sürüp gün boyunca yenilememek. Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), geniş spektrumlu, SPF 30 veya üzeri ve suya dayanıklı güneş koruyucuların kullanılmasını, dışarıdayken yaklaşık iki saatte bir ve yüzme ya da yoğun terleme sonrasında yeniden uygulanmasını öneriyor.

Haberin Devamı

'BULUT VAR GÜNEŞ YOK' DİYEREK KORUNMAYI UNUTMAK

Yaz günlerinin en yanıltıcı taraflarından biri de gökyüzünün kapalı olduğu anlar. Güneş görünmediğinde cildin de güvende olduğunu düşünmek oldukça kolay. Oysa UV ışınları bulutlu havalarda da yeryüzüne ulaşabiliyor. Üstelik deniz, kum ve diğer parlak yüzeyler UV ışınlarını yansıtarak maruziyeti artırabiliyor. Bu nedenle yalnızca sıcaklığı değil, UV indeksini de takip etmek daha doğru bir yaklaşım. Burada bir başka küçük ama önemli yanılgı da gölgede tamamen korunulduğunu düşünmek. Ancak kötü haber şu ki ağaç, şemsiye veya tente doğrudan güneşi azaltabilir ancak UV maruziyetini tamamen ortadan kaldırmaz.

Haberin Devamı

TERLEYEN CİLDİ GÜN BOYUNCA KENDİ HALİNE BIRAKMAK

Yazın, cilt üzerindeki etkisi yalnızca güneşten ibaret değil. Artan sıcaklıkla birlikte terleme ve sebum üretimi de günlük cilt bakımını biraz daha önemli hale getiriyor. Özellikle yoğun terleme sonrasında yüzü sürekli silmek, makyajı uzun süre ciltte bırakmak veya gün sonunda cildi temizlemeden uyumak, ciltte biriken ter, yağ, güneş koruyucu ve kozmetik ürünlerin oluşturduğu yükü artırabiliyor. Burada çözüm, cildi gün boyunca sert ürünlerle tekrar tekrar arındırmak da değildir. Aksine cildin doğal bariyerini zorlamadan, ihtiyaca uygun ve nazik bir temizlik rutini oluşturmak gerekir.