Yaz mevsiminin uzun günleri, güneşin sıcaklığı, deniz ve tatil telaşı geride kalırken aynada bazen hiç beklemediğimiz bir manzarayla karşılaşabiliriz. Yaz boyunca canlı ve bronz görünen cilt, sonbaharın ilk aylarında daha mat, kuru, hassas veya düzensiz bir görünüme bürünebilir. Aslında cildin "yorulması" yalnızca mevsimin değişmesiyle açıklanabilecek bir durum değildir.
Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, terleme, deniz ve havuz suyu, sık duş alma ile cilt bakım rutinindeki değişiklikler, cildin görünümünü etkileyebilmektedir. Özellikle güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak, zaman içinde ciltte leke, ince çizgi ve kırışıklık gibi güneş kaynaklı yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. İşte tam da bu nedenle sonbahar, cildin baştan sona agresif uygulamalarla "yenilenmesi" gereken bir dönemden çok, yazın bıraktığı etkileri değerlendirip cilt bakımını daha dengeli bir düzene taşıma zamanı olarak görülmelidir.
Fotoğraflar: Yapay zekâ görselleri.
Haberin DevamıAYNADAKİ MATLIĞIN ARKASINDA HANGİ İZLER VAR
Yaz sonrasında cildin verdiği ilk sinyaller aslında oldukça tanıdıktır. Çünkü bu sinyaller çoğunlukla gerginlik hissi, kuruluk, mat görünüm, renk eşitsizlikleri veya daha belirgin hale gelen ince çizgiler şeklinde kendini gösterir. Özellikle güneşe korunmasız maruz kalmak, zaman içerisinde ciltteki UV hasarının birikmesine neden olur. Bilindiği üzere güneşin cilt üzerindeki etkileri de yalnızca yaz aylarında görülen bronzluk ya da güneş yanığıyla sınırlı kalmaz. Yaz boyunca güneşe maruz kalan ciltte zamanla çiller, güneş lekeleri, renk eşitsizlikleri ve ince çizgiler daha belirgin hale gelebiliyor. Bunun yanında cildin nemini kaybetmesi de mat, kuru ve yorgun bir görünüm ortaya çıkarabilir. Bu nedenle sonbahar bakımına başlarken yalnızca ciltte oluşan lekelere odaklanmak yerine, cildin nem dengesini ve genel görünümünü birlikte değerlendirmek gerekir.
SONBAHAR GELDİ DİYE GÜNEŞ KORUYUCUYU BİR KENARA BIRAKMAYIN
Mevsimin serinlemesi, güneş koruma kullanımının sona erdiği anlamına gelmiyor. Yazdan sonbahara geçerken yapılan en yaygın hatalardan biri, hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte güneş koruyucu kullanımının günlük rutinden çıkarılmasıdır. Oysa UV ışınlarına maruziyet yıl boyunca devam eder ve günlük bakımın bir parçası olarak geniş spektrumlu, SPF 30 veya üzeri güneş koruyucuların kullanılması gerekir. Sonbaharda bakım rutininin temelini bu korumayla birlikte nazik bir temizleme ve cildin ihtiyacına uygun nemlendirme oluşturabilir. Özellikle kuru veya hassas bir ciltte parfümsüz, cilt tipine uygun nemlendiriciler tercih edilebilir. Burada önemli olan, yazın sonunda cilde bir anda çok sayıda aktif ürün yüklemek yerine, temel rutini sağlamlaştırmak ve cildin verdiği tepkileri gözlemlemektir.
Haberin Devamı'YENİLEYEYİM' DERKEN CİLDİNİZİ YORMAYIN
Sonbaharla birlikte herkeste cilt bakımına daha fazla ürün ekleme isteği oluşabilmektedir. Ancak peeling, asitler, retinoidler, serumlar ve farklı aktif içerikleri aynı anda kullanmaya başlamak her zaman daha iyi bir bakım anlamına gelmez. Amerikan Dermatoloji Akademisi, birden fazla yaşlanma karşıtı ürünü kısa süre içerisinde rutine eklemenin cildi tahriş edebileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle cildin öncelikle sakinleşmesine ve nem dengesini yeniden kazanmasına fırsat vermek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir. Nazik bir temizleyici, düzenli nemlendirme ve gündüz güneş koruması temel oluştururken, leke, akne, ince çizgi veya farklı bir cilt problemi için kullanılacak aktif içerikler cildin durumuna göre ve gerektiğinde uzman önerisiyle değerlendirilmelidir. Özellikle kızarıklık, çatlama, yanma, kaşıntı, iyileşmeyen kabuklanmalar ya da yeni lekeler söz konusuysa yalnızca evde bakım ürünlerine yönelmek yerine doktora başvurmak da gerekebilir.

4