Mevsimler değişirken yalnızca gardırobumuzun renkleri değil, aynı zamanda aynanın karşısındaki alışkanlıklarımız da yavaş yavaş değişir. Eylül ile birlikte güneşin altında neredeyse yokmuş gibi duran hafif ürünleri, parlak dudaklar ve ışıltılı yanaklar yerini artık daha belirgin ama ağırlaşmayan bir makyaj anlayışına bırakmaya hazırlanıyor.
Bu nedenle eylül ayı makyaj çantasına bakıp, "Hangi ürünleri kullanmaya devam edeceğim, hangilerini yenileyeceğim" diye sormanın tam zamanı. Mesela ilk olarak hafif renkli yaz rujlarının yanına daha doygun dudak renkleri, ışıltılı dokuların yanına yumuşak mat bitişler sağlayacak ürünler eklenebilir. Peki, yazdan sonbahara geçerken makyaj çantamızda başka hangi ürünlere yer açmalı, hangi dokuları ve renkleri tercih etmeliyiz Hadi gelin, mevsimin makyaj trendlerine birlikte göz atalım.
Fotoğraflar: Yapay zekâ görselleri.
HAFİF DOKULARDAN DAHA KONFORLU FORMÜLLERE
Yaz makyajının vazgeçilmezleri arasında ince yapılı ten ürünleri, renkli nemlendiriciler, likit allıklar, ışıltılı bronzerlar ve dudakta neredeyse yokmuş hissi bırakan tintler vardı. Elbette ki bunların hepsini bir anda rafa kaldırmak gerekmiyor. Ancak sonbaharla birlikte makyajın ciltte bıraktığı his biraz değişiyor. Örneğin havanın serinlemesi ve nemin azalmasıyla birlikte cilt daha kuru hissedilebildiğinden, özellikle fondöten ve kapatıcı seçiminde cildi gergin göstermeyen nem destekli formüller öne çıkıyor. Yazın yalnızca hafif bir renk eşitlemesi için kullanılan ürünlerin yerine ise gerektiğinde orta kapatıcılığa çıkabilen fondötenler iyi bir tercih olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca sonbahara geçişte en kullanışlı yöntemlerden biri de mevcut ürünleri tamamen değiştirmek yerine farklı bitişleri bir araya getirmek. Örneğin doğal bitişli bir fondöten, yumuşak bir krem allık ve yalnızca yüzün belirli bölgelerinde kullanılan ince bir pudra, hem cildin canlılığını koruyup hem de makyajın kalıcılığını artırabilir.
Haberin DevamıSONBAHARIN RENK PALETİ BU SEZON DAHA CESUR
Sonbahar denildiğinde akla gelen kahve, kiremit, tarçın, bordo ve mürdüm tonları hâlâ makyaj çantasının başrolünde. Fakat 2026 sezonu, bu klasik paleti biraz genişleterek daha cesur renkleri de makyaja taşıyor ve dudaklarda özellikle bordo, oxblood, çikolata kahvesi ile chocolate mauve gibi derin tonlar dikkat çekiyor. Bu renkleri tamamen mat kullanmak şart değil. Çünkü saten veya parlak bitişli bir rujla aynı tonun daha modern bir yorumunu yakalamak mümkün. Dudaklarda öne çıkan bu güçlü renkler, yanaklarda ise daha sıcak ve yumuşak tonlarla dengeleniyor. Terracotta, sıcak gül kurusu ve bronzlaşmış ten hissi veren renkler, sonbaharın doğal sıcaklığını makyaja taşıyor. Bu sıcak görünüm göz makyajında da devam ediyor. Kahverenginin hakimiyeti sürerken espresso, çikolata, greige ve plum tonları göz kapağında yumuşak geçişlerle kullanılıyor. Bununla birlikte, klasik sonbahar renklerinin dışına çıkmak isteyenler için orman yeşili ve lacivert gibi daha beklenmedik tonlar da öne çıkıyor.
Haberin DevamıYUMUŞAK SMOKY VE SUEDE GÖZLER
Göz makyajında bu sezon keskin çizgilerden çok dağıtılmış, buğulu ve tenle bütünleşen görünümler dikkat çekiyor. 2026 sonbaharının öne çıkan suede eyeshadow (süet göz makyajı) trendi de tam olarak bu anlayıştan besleniyor. Süet kumaşın yumuşak yüzeyinden ilham alan görünüm bej, çikolata, greige (gri-bej) ve daha derin tonların göz kapağında hafifçe dağıtılmasıyla elde ediliyor. Klasik smoky eye'ın daha ağır ve dramatik versiyonundan farklı olarak burada renk, göz çevresinde sert bir sınır oluşturmadan sisli bir geçiş yaratıyor. Bu görünümün güzel tarafı, gündüz makyajına da kolayca uyarlanabilmesi. Tek bir kahverengi farı göz kapağına yayıp kirpik diplerini yumuşak bir kalemle belirginleştirmek bile sonbahar havasını yakalamaya yetebilir. Daha iddialı bir akşam makyajında ise aynı görünüm espresso, mürdüm veya lacivert tonlarla derinleştirilebilir. Üstelik sezonun bir başka dikkat çekici yaklaşımı olan parlak göz kapaklarıyla mat cilt arasındaki kontrast da makyaja modern bir hava katıyor. Yani bu sonbaharda göz makyajının formülü "ya mat ya ışıltılı" değil, doğru yerde kullanılan farklı dokuları bir araya getirmek.

10