Japonya'dan dünyaya yayılan akım: Orman banyosu

Modern hayatın temposu bizi çoğu zaman kendi iç sesimizden bile uzaklaştırıyor. Ekranlar, toplantılar, bitmeyen bildirimler ve sürekli bir şeylere yetişme hali arasında artık nefes almak bile zorlaşıyor.

Günün büyük bir kısmını ise kapalı alanlarda, yapay ışıklar altında ve zihinsel olarak yorgun halde geçirirken, bedenimiz kadar ruhumuz da yoruluyor. İşte tam bu noktada devreye doğanın yavaşlatan, dengeleyen ve iyileştiren gücünü hissetmemizi sağlayan orman banyosu giriyor. Eminim siz de son yıllarda bu kavramı sıkça duyuyorsunuzdur. Çünkü orman banyosu, iç dünyamızla yeniden bağlantı kurmanın en sade ve etkili yollarından biri. Bu bağın nasıl bir etki yarattığını ise doğayla temas ettiğiniz anda hissetmeye başlıyorsunuz. Zira ormanda geçirilen birkaç saat bile zihinsel gerginliği azaltabiliyor ve kalp ritmini yavaşlatarak, bedende fark edilir bir gevşeme sağlayabiliyor. Ağaçlarla iç içe geçirdiğiniz saatler boyunca düşüncelerinizin yavaşladığını ve omuzlarınızdaki yükün hafiflediğini hissedebiliyorsunuz. Bu nedenle günümüzde oldukça popüler olan orman banyosu turları, hemen hemen her şehirde yapılmaya başladı. Peki bu iyileştirici ritüeli hayatımıza nasıl dahil edeceğiz İşte ayrıntılar...

Haberin Devamı

ORMAN BANYOSU NEDİR, NEDEN ETKİLİDİR

Orman banyosu Japonya'da "Shinrin-yoku" adıyla ortaya çıkmış ve zamanla tüm dünyaya yayılmış bir yaşam pratiğidir. Kelime anlamı olarak "orman atmosferine dalmak" demektir ve burada amaç spor yapmak, hızlı yürümek ya da bir hedefe ulaşmak değildir. Temel ilke, yavaşlamak ve bulunduğun anı tüm duyularla hissetmektir. Yapılan birçok bilimsel çalışma, bu uygulamanın stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesini düşürdüğünü, kalp atış hızını dengelediğini ve bağışıklık sistemini desteklediğini göstermektedir. Aynı zamanda doğayla baş başa kalmanın kaygı düzeyini azalttığı ve ruh halini olumlu yönde etkilediği de biliniyor. Ayrıca bilim insanları ağaçlardan yayılan doğal aromaların, yani fitonsitlerin, sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı bir etki yarattığını düşünüyor. Yani günlük hayatın kaosu içinde kaybolan iç denge, bu basit ama güçlü ritüel sayesinde yeniden kurulabilir.

Haberin Devamı

DUYULARLA KURULAN SESSİZ DİYALOG

Orman banyosunun en güçlü yanlarından biri, doğayla kelimelere ihtiyaç duymadan kurulan sessiz iletişimdir. Gözler, yeşilin farklı tonlarını takip ederken, kulaklar, kuşların cıvıltısını ve rüzgârın yapraklar arasındaki fısıltısını dinler. Ayaklar toprağın yumuşaklığını hisseder, eller ağaç kabuklarının pürüzlü dokusunu keşfeder ve burun temiz havanın ferahlığını içine çeker. Bu süreçte zihnin sürekli geçmişte ya da gelecekte dolaşan düşünceleri yavaşlar ve kişi anın içinde akışta kalmayı öğrenir. Duyuların bu şekilde aktive olması, zihni sakinleştirirken bedeni de rahatlatır. İnsan kendini daha hafif, daha özgür ve daha farkında hissetmeye başlar. Doğanın ritmiyle uyumlanan beden, içsel bir sessizlik yaratır ve bu sakinlik zamanla günlük yaşama da taşınır.

Haberin Devamı

RUTİNLERİNİZE DOĞAYI DA DAHİL EDİN

Orman banyosunu sadece uzun tatillerde yapılan özel bir etkinlik gibi düşünmeyin. Çünkü bu deneyimi hayatın doğal bir parçası haline getirmek mümkündür. Yakın bir park, ağaçlık bir alan ya da küçük bir koruluk bile başlangıç için yeterlidir. Haftada bir kısa yürüyüş planlamak, telefonu sessize almak ve acele etmeden ilerlemek bu ritüeli sürdürülebilir kılar. Yürürken birkaç dakika durup çevreyi izlemek, nefesin ritmine odaklanmak ve düşünceleri yargılamadan düşünmek, zihni rahatlatır. Zamanla bu küçük alışkanlık, stres yönetimini güçlendirir ve kişinin daha sakin kararlar almasına yardımcı olur. İş hayatında daha odaklı, özel yaşamda ise daha dengeli hissetmek mümkündür. Kendinize ayırdığınız bu zaman, ruh sağlığı için yapılan değerli bir yatırımdır.