Hiç kitap okumamışlar kulübü!

Ünlü futbolcudan kitap okumamışlığa kadar, sosyal medya çağında okuma alışkanlığı yok oluyor; peki paylaşma moda olunca gerçekten okuma artıyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ünlü isimlerin hiç kitap okumamış olmasına şaşkınlığını dile getirerek, Türkiye'de okuma oranının düşüklüğünden bahseder. Sosyal medyada kitap paylaşma modası bir çözüm sunsa da, dijital çağda okuma alışkanlığı gerçekten kurtarılabiliyor mu, yoksa sadece görünüş mü önemli hale geldi?

Yine ünlü bir şahsiyet ve bugüne kadar hiç kitap okumamış olması sorunsalı ile karşınızdayım... Kitap okumamak sorun mu Bence sorun! Yaşını başını almış bir insan evladı, hayatında bir kez olsun bir kitap sayfası çevirir yani, nedir!! Neyse... Bu kez kitap okumayan kişi kim derseniz... Ünlü futbolcu Caner Erkin! Onu ifşa eden de eşi, oyuncu Şükran Ovalı. Katıldığı bir programda anlattı; kocasını ilk kez Yılmaz Erdoğan'ın evine götürdüğünde, kütüphanenin önünde Yılmaz Erdoğan bir kitap gösterip "Okudun mu" diye sormuş Caner'e, o da "Ben hayatımda hiç kitap okumadım" demiş. Çok iyi değil mi Dürüstlüğü süper ama hiç kitap okumaması şaşkınlık verici. İnsan 'Cin Ali' karıştırır en azından, yuh! Bugüne kadar çok röportaj yaptım, başkalarının yaptığı çok röportaj okudum ve "Hiç kitap okumadım" diyenlere her seferinde çok şaşırdım. Ne bileyim yani, insan okur çünkü!

Haberin Devamı

Yıllar yıllar önce Şahan Gökbakar'la bir röportaj yapmıştım, o da "En son ilkokuldayken kitap okudum" demişti. Röportajı okuyan herkes şaşırmıştı benim gibi. Umarım yıllar içinde değişmiştir, kitap okumaya başlamış ve sevmiştir. Bakmayın siz, bir ünlüden bu itirafı duyunca şaşırıyoruz ama İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın zamanında yaptığı bir araştırma şunu koymuştu ortaya: Türkiye'de toplumun yüzde 39'u hiç kitap okumamış. Uluslararası Yayıncılar Birliği'nin bir dönem verilerine göre de; kitap ihtiyaç listemizde 235'inci sırada yer alıyor. Daha yeni araştırmalar da vardır elbette. Hele şu dijital çağda, bütün odağımız sosyal medya iken, okuma oranı eminim yerlerde sürünüyordur iyice. Bu rakamlara rağmen, yine de şöhretli isimlerin, imkanı olan isimlerin, toplum içine karışmış, görmüş geçirmiş isimlerin hiç okumamış olmasına şaşırıyorum.

PAYLAŞMAK ÖZENDİRİR Mİ

Sosyal medyanın esiri olmuş herkes bıraktı kitap okumayı aslına bakarsanız... Daha az vakit ayırır oldu. Şimdi sadece ekran kaydırıyoruz! Ama okuma alışkanlığı kaybolmasın diye sosyal medyada uğraşanlar var. Evet bunun sosyal medya marifetiyle yapılıyor olması da acıklı ama bir çabadır neticede. Daha önce de yazmıştım bu konuyu... Sosyal medyada sık sık kitap paylaşma modası var. booktuber, bookstagrammer ya da bookfluencer etiketleriyle, okuduğu kitapları paylaşıp tanıtıyor insanlar. Kahvesi eşliğinde kitabını paylaşanlar ya da kumlar arasında bir kitap gösterme modası, okumaya dair bir veri değil elbette ama şu kesin: Mutlaka birileri özeniyordur! Hele de bunu yapanlar, etki gücü yüksek isimlerse; kitaba ilgi artıyor. Şarkıcı Dua Lipa, model Kendall Jenner, Oprah Winfrey gibi ünlü isimler, bu ara kitap paylaşma yarışında. Yani kitabı yüceltiyorlar. Kimi kitap kulübü kurup okuduğu kitabı tanıtıyor, kimi okuduğu kitapla poz veriyor ve neticede o kitaplar yok satıyor! Bence kitap paylaşmaya, kitap paslamaya, kitap konuşmaya devam edelim.

Haberin Devamı

NE KADAR TARAFSIZ BİR FİLM

Bitmeyen Yılmaz Güney tartışmalarına yenileri eklenecek belli ki... Çünkü sinemanın 'Çirkin Kral'ı sinemada boy gösterecek! Fatoş Güney'in 'Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun' isimli kitabından uyarlanacak filmde başrolü oynaması için Erkan Kolçak Köstendil'e teklif götürülmüş. Teklifi değerlendirme aşamasında olan Köstendil, konuyla ilgili şöyle demiş: "Yılmaz Güney hâlâ tartışılmaya devam eden bir isim. Onu biz Tarık Akan'dan, Tuncel Kurtiz'den dinledik. Bu sefer de bir kadının, karısının gözünden göreceğiz. Yılmaz Güney bazılarının gözünde şeytan, bazılarının gözünde melek. Belki de hem melek, hem şeytan; insan. Ne o davranışları, büyük bir sanatçı olduğu gerçeğini değiştirir, ne de büyük bir sanatçı olması o davranışların yanlış olduğu gerçeğini değiştirir. Oyuncuyu heyecanlandıran şey, gerçek bir insanı oynamaktır. Yılmaz Güney'i oynamak da oyuncuyu kaşıyan bir şey..." Bence bir süredir yapılan Yılmaz Güney tartışmalarına en doğru yerden bakmış Köstendil. Ben de tam burada duruyorum. Ancak filme dönersek... Böylesine önemli bir yerde duran bu ismi, anlatacak olan karısı mı olmalı Tarafsız bir gözle bakabilecek mi kocasına Fatoş Güney Hiç sanmıyorum. O yüzden ailelerin bu işlere girmesini doğru bulmuyorum. Önyargılı olmak istemem ama şimdiden görebiliyorum çekilecek filmi.