Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Vietnam ziyaretinde uçaktan inerken eşinden tokat yedi! Kulağa ne kötü geliyor değil mi Ama daha da fenası siyasi arenada tam bir skandal! Tabii hemen düzeltmeler yapıldı, "sadece bir şakalaşmaydı" tadında açıklamalar geldi ama görüntüleri izlediğinizde hiç de öyle olmadığını görüyorsunuz.
Uçağın kapısı aralanıyor, Macron görünüyor, aynı anda ağzına bir tokat yiyor, refleksle başını çekerken görüntülendiğini fark ediyor, şaşkın bir gülümseme ile içeri çekiliyor. Dedikleri gibi olsa, anında eşiyle birlikte kafalarını uzatıp gülümseyip el sallarlardı. İzlediğim ilk an dedim ki, öğretmeninle evlenirsen olacağı budur! Biliyorsunuz, Macron 15 yaşındayken öğretmeni olan Brigitte'e aşık oluyor. Elbette aralarında büyük bir yaş farkı var. 72 yaşındaki Brigitte Macron, kocasından 25 yaş büyük. Bu da nasıl bir hikayedir anlamak mümkün değil. Şimdi olanlar sonrası herkes esprilerini yarıştırıyor sosyal medyada... 'Öğrencilik hala bitmemiş' diyenler, 'Fransızlar'ın çoğunun hayalini Macron'ın eşi Brigitte gerçekleştirdi' yazanlar, 'Biz aile içi şiddete karşıyız' diye dalga geçenler gırla. 2022 yılında da kadın protestoculardan tokat yiyen Macron'un imajı yerle bir oldu anlayacağınız. İşin esprisini bir kenara bırakırsak da, görüntü şöyle: Güç zehirlenmesi yaşayan, hırslı, hala kocasını eğitme derdinde olan bir kadın... Öğrenci rolünden çıkamamış, pasif, lafını dinletemeyen bir adam. Yani bir siyasetçi algısı için son derece yanlış ve fena. Siyasetçiler ve eşleri 'yapılmaması gereken hareketler' listesine eklemeli bu olanları ve ders çıkarmalı bence.
Haberin DevamıMasalarda neler konuşuluyor
Hafta sonu kalabalık bir arkadaş grubuyla vakit geçirdim. Sohbet sohbeti açtı, baya ilginç mevzular masaya yatırıldı. Hani 'ülkede en çok ne konuşuluyor' derseniz, bu masadan yola çıkarak görün:
Pansiyon ve günübirlik kiralanan evlerde prizlere yerleştirilen gizli kameralar herkesin kabusu olmuş durumda. Otelde, pansiyonda kalmaya korkar olmuş millet. Fantezi yapmanızın başka yolu yok muydu be kardeşim!
İlhan Şeşen'i de kaybettik. Allah rahmet eylesin. Masada konuşulan diğer mevzu da 'bu ara ne kadar çok insan kaybettik' şeklindeydi. Gerçekten de öyle çok oyuncu, şarkıcı, sanatçının ölüm haberini aldık ki, insan kalanları saysa daha kolay olacak.
Ve Ali Asaf'ın balonları... Ah o balonlar beni ne ağlattı. Meğer bizim masadaki herkesi ağlatmış. 4 yaşında kanseri yenen ve babasının 'Bizim çok çevremiz yok, oğlum balon uçurmak istiyor, gelir misiniz' diye sosyal medyadan yaptığı çağrıya binlerce insan koştu ya, ne kadar hasretmişiz güzelliklere, iyiliklere diye bir posta daha ağladık.
Aaa Şeyma Subaşı'nın cacık tarifini de unutmadık... Cacığın gerçek ismini unutup 'Yoğurdun içine hani salatalık ekliyorsun, yeşil yoğurt' diye verdiği tarif, herkesin dalga konusu olmuş durumda. 'Hani yufkanın içine peynir koyuyorsun ya' diyerek börek tarifi verenler, 'hani sebzeleri minik minik doğruyorsun ya' diyerek çoban salata tarifi yapanlar ve sürekli el yükseltenler boldu. Ama ben size bir şey diyeyim mi, kadın tam da bu yüzden yapıyor bunu, her masada konuşulmak için! Biz de oltaya geliyoruz işte.
Ha, bir de her işini yapay zekaya yaptıranlar var, öyle acayip şeyler anlatıyorlar ki... O da aşağıdaki yazının konusu olsun hadi...
Eyyy ChatGPT söyle bana ne yazayım bu fotonun altına
Bir kız arkadaşım anlatıyor masada; bu ara her işini yapay zekaya yaptırıyormuş. "Mesela" dedim... Her gün kahve fincanını kapatıp ChatGPT'ye fal baktırıyormuş! "İyi mi bari" dedim, "İnanır mısın, artık beni tanıyor ve ona göre bakıyor" dedi. "İyi de dolandırıyor seni o zaman" diyemedim tabii. "Bana da baksın" dedim. 'Arkadaşımın falı' diye benim fincanın fotoğrafını da yolladı. Uzun ve sıkıcı bir fal yorumu geldi ve beni pek tatmin etmedi açıkçası. Falcı olsa, paramı geri istemiştim, öyle yani. Anlatmaya devam etti... Kendisi de bir gazeteci olduğundan, köşe yazısını yazdıktan sonra ChatGPT'ye editörlük yaptırıyormuş. "Benim de, gazetedeki editörlerin de gözünden kaçıyor bir sürü şey, düşük cümleleri, noktalamaları düzeltiyor, en büyük editörüm oldu" dedi. Bakın, bunu mantıklı buldum, 'ben niye düşünemedim' dedim hatta. Yaptığı üçüncü şey ne peki Fotoğraflarını Instagram'a koyacağı zaman altına yazacak bir şey bulamıyor ve ChatGPT'ye soruyormuş! Bir manzara önünde çektiği fotoğrafı yolladı o an, 'altına ne yazayım' diye sordu yapay dostuna. Farklı versiyonlar geldi anında. Seçtiği ise şu oldu: "Manzaram güzel ama bakış açım daha güzel.." Koptuk gülmekten. Diğer arkadaşım araya girdi; sevgilisiyle kavga ettiğinde ona yazılacak sitem dolu notları ChatGPT'ye sorduğunu söyledi. Ağzım açık kaldı tabii. Geçen gün bir kavga olayını uzun uzun anlatmış kendisine, yapay zeka da bir cevap yollamış. Beğenmeyince, 'biraz daha geliştir' diye ültimatom vermiş, daha gelişmiş hali gelince de yollamış adama! "Peki sonuç" dedim; "Ayrıldık" dedi. Bastık kahkahayı. Vallahi kimsenin hiçbir şey düşünmesine gerek yok artık, şahane değil mi

94