Türkiye'den 4 isim bu listede

Avrupa müzik sahnesi kendine yeni bir merkez aramıyor artık. Bunun en net kanıtlarından biri de bağımsız müzik şirketlerinin çatı örgütü IMPALA'nın YouTube ortaklığıyla açıkladığı "100 Artists to Watch 2026" (2026'da Takip Edilmesi Gereken 100 Sanatçı) listesi. Avrupa Birliği destekli bu program, yüzeyde bir keşif listesi gibi görünse de aslında müziğin geleceğine dair güçlü bir editoryal öneri sunuyor.

"100 Artists to Watch 2026" (2026'da Takip Edilmesi Gereken 100 Sanatçı) listesi geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bu seçki, bağımsız müzik sahnesinin yaratıcılığını, çeşitliliğini ve yenilik kapasitesini görünür kılmayı amaçlıyor. Ama satır arası daha net. Bu liste, algoritmanın değil, hikâyesi olanların listesi. Ve o hikâyenin içinde Türkiye bu yıl daha net, daha kalabalık ve daha karakterli bir şekilde yer alıyor.

Raporun 2026 edisyonunda Türkiye'den seçilen isimler: Hissikablelvuku, Manifest, Sren ve TurkodiRoma. 4 farklı çizgi, 4 farklı yaklaşım. Ama tek bir ortak payda; bağımsızlık. Hissikablelvuku, deneysel ve sınır tanımayan üretim diliyle Türkiye sahnesinin en "kategori dışı" işlerinden birini temsil ediyor. Manifest, daha karanlık ve elektronik bir damar üzerinden ilerlerken; Sren, alternatif üretim estetiğini daha içe dönük bir anlatıyla kuruyor. TurkodiRoma ise ismiyle bile hibrit bir kimlik öneriyor; coğrafyayı değil, geçişkenliği merkezine alan bir yaklaşım. Bunları ben değil, rapor söylüyor. Bu dört isim aslında tek bir şeyi söylüyor: Türkiye artık tek bir sesle veya türle temsil edilmiyor.

Haberin Devamı

DERYA YILDIRIM DA VAR

Listenin Türkiye ile bağı burada bitmiyor. Bir de coğrafi olarak Almanya'da konumlanan ama müzikal olarak Anadolu'nun hafızasını taşıyan bir başka güçlü hikâye var: Derya Yıldırım & Grup Şimşek. Grup, Anadolu folk mirasını saykodelik ve soul etkileriyle yeniden kuran bir yapı. Derya Yıldırım'ın vokali ve bağlaması, Batı prodüksiyon estetiğiyle birleştiğinde ortaya çıkan şey artık "yerel müzik" değil, doğrudan uluslararası bir dil. Zaten grubun yıllardır Avrupa sahnesinde yakaladığı karşılık da bunu doğruluyor.

IMPALA'nın yaklaşımı burada kritik. Çünkü bu liste "en çok dinlenenleri" değil, en doğru bağlamı kuranları seçiyor. Mesele sadece müzik değil; o müziğin nasıl bir dünya kurduğu. YouTube ortaklığı da bu yüzden önemli. Çünkü bugün bir sanatçının global hikâyesi çoğu zaman bir şarkıyla değil, o şarkının etrafında kurduğu görsel ve anlatısal evrenle yayılıyor.

Haberin Devamı

IMPALA cephesinde Helen Smith'in söylediği cümle ise her şeyi özetliyor: "Bağımsız sektör, Avrupa müzik ekosisteminin omurgası. Ve bu omurga artık merkezden değil, çevreden güç alıyor."

Türkiye'nin bu listedeki temsili tam olarak burada anlam kazanıyor. Çünkü artık Türkiye'den çıkan sanatçılar "Avrupa'ya açılan" isimler değil. Zaten o sahnenin içinde, o sahnenin dilini kuran aktörler.

Dikkat çekenler

◊ Sena Şahin, yeni teklisi "Beyoğlu"nu yayınladı. Modern pop-rock tınılarına sahip şarkının söz ve müziği Şahin'e ait. Oldukça sakin akan şarkının hikayesi ise çoğumuzun Beyoğlu'suyla eşleşmekte.

Dalgakıran, ikinci albümü "Olay Ufkunun" ilk single'ı "Hesap"ı yayınladı. Sözleri Tunca Baran Bütün tarafından yazılan şarkının müziğinde ekibin kollektif çalışması var. Cayır cayır rock duymayalı uzun zaman olmuştu. Albümü şimdiden merak ettim.

Haberin Devamı

Prodüktör Can Atayılmaz, bu kez kendi adıyla yayınladığı ilk projesiyle dinleyici karşısına çıktı.