Şebnem'in evi, bizim gençliğimiz

Şebnem Ferah'ın altı yıl sonra yaptığı ilk konser, müzik yazmak işi olanların da merkeziydi.

"Yokluğunuzda sizin evim olduğunuzu anladım" dediğinde tüyleri diken diken olmayan, onunla ilk buluştuğu anı hatırlamayan olmamıştır.

Dolayısıyla bu yazı profesyonel bir konser kritiği değil bir zaman yolculuğu.

Şebnem Ferah, uzun zaman sonra ilk İstanbul konserini açıkladığında ilginin yoğun olacağını biliyordum ama konserde ve hatta konsere giderken Maçka Parkı'nda gördüğüm yoğunluk beni şaşkına uğrattı.

Elbette tüm biletleri satılmış bir konserde kalabalık beklentim vardı ama böylesi başka bir boyut.

Kendisini ilk nerede dinledim hatırlamıyorum ama yıllar içerisinde defalarca konserlerine gitmiş, röportaj yapmış biri olarak sahneye ayak bastığı andan itibaren heyecanına kapılmamak imkânsızdı, onu söyleyebilirim.

Zaten o an doğrudan geçmişe ışınlanıyor, gençlik günlerinizdeki hayal kırıklıklarınıza dönüveriyorsunuz. İlk aşk acımızda, kendimizi en yalnız hissettiğimiz o ergenlik odalarında, hayata karşı ilk isyanlarımızda duvarlarımıza çarpan o güçlü ses oluveriyor birden.

Haberin Devamı

Belki o gece çalınan şarkı listesi (setlist) her birimizin ruhundaki o spesifik boşluğu doldurmaya yetmedi.

Belki kulaklarımız bizi geçmişin daha derin, daha can acıtıcı ama bir o kadar da iyileştirici hatıralarına götürecek o eski şarkıları aradı.

Bir konserin listesi, koca bir ömrün hatırasını taşımakta her zaman yetersiz kalır zaten.

Ama Şebnem Ferah sahnedeyken anladık ki, mesele sadece hangi şarkıyı söylediği değilmiş. Mesele, o sesin yeniden hayatın içinde bir yerlerde yankılanıyor olmasıymış.

Şuna da değinmeden edemeyeceğim, konserde olan biri olarak Maçka Parkı'nda hep bir ağızdan şarkı söylenmesine ben bile içlendiysem, Şebnem Ferah'ı düşünemiyorum.

Bir sanatçıyı onurlandırmanın nasıl başka bir yolu olabilir, bilemiyorum.

Setlist eksik kalabilir, bazı şarkılar o gece söylenmemiş olabilir ama onun varlığı, Türk rock müziğinin ve bizim kişisel tarihimizin en büyük eksikliğini tamamlamaya yetti. Hoş geldin Şebnem, evine hoş geldin.

Dikkat çekenler

* BLOK3, kariyerinin 3'üncü stüdyo albümü "Kayıp Persona"yı yayınladı. 10 şarkıdan oluşan "Kayıp Persona", sanatçının müzikal dünyasının farklı yönlerini bir araya getiriyor. Albüme daha önce yayınlanan "Kusura Bakma", "Napıyorsun mesela" ve "Git" ise sonradan eklenerek 13 şarkıya çıkmış. Albümde hem melankolik hem de sokak ruhunu yansıtan sert parçalar bir arada yer alıyor. Çıkış şarkısı "Kayıp Kalp" ile birlikte "Kırgınım" ve Poizi ile söyledikleri "Çok Güzel Gülüyorsun" tahmin ettiğim gibi çok beğenilmiş durumda. BLOK3'e slow parçalar çok yakışıyor.

Haberin Devamı

* İrem Derici, kariyerinin 4'üncü stüdyo albümü "Olay Mahalli"ni müzikseverlerle buluşturdu. Derici, yeni albümünde Onurr, Tüzzün, Kaan Karamaya, Olcay Ecet, Murat Güneş, Oğuz, Mert Çodur, Sezen Aksu ve Serhat Tekin ile söz ve beste çalışmalarında bir araya geldi. Albümün düzenlemelerinde ise BKE, Mustafa Ceceli, Ufuk Kevser, Aerro, Kerem Akdağ ve Kerceya imzası yer almış durumda. Derici'nin şampiyonlar ligi karmasının sonucunda ortaya çıkan 13 şarkıda "Durum Çok Acil" parlasa da "Kaç Şarkı Sonra Geleceksen Gel", "Seni Büyük İstiyorum" da zirveyi zorlamasını beklediklerim oldular. Klasik bir hızlı pop albümü değil yavaş tüketilecek leziz bir iş çıkmış ortaya.