Maaş başka, ilkeler başka!

Sahnedeki rolü bitti, şimdi gerçek hayatın perdesi açıldı! Oyuncu Levent Üzümcü'nün İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevinden istifası, sanat dünyasından çok siyaset kulislerini hareketlendirdi. Sebep ne bir sanat anlaşmazlığı ne de tiyatronun geleceği. Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesi!

İnsan ister istemez soruyor: Sayın Üzümcü, siz tiyatro yönetmeye mi gittiniz, yoksa belediye başkanının siyasi görüşüne göre sanat yapmaya mı
Gelelim işin asıl çarpıcı tarafına. Üzümcü'nün aylık maaşının 175 bin liraya kadar çıkması. Üstelik kendisinden önce aynı koltukta oturan Yücel Erten'in 36 bin lira aldığı da haberlerde yer aldı. Ortada açıklanması gereken ciddi bir fark var.

Daha da ilginci, Üzümcü'nün istifasının ardından yaptığı açıklama. Bu görevden kazandığının on katını dışarıda kazanabileceğini söylüyor! İyi de insanın aklına şu soru gelmiyor mu Madem mesele para değildi, kamuoyunda tartışılan bu yüksek maaşın ayrıntılarını neden açıkça anlatmıyorsunuz

Elbette sanatçı emeğinin karşılığını alacak. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak söz konusu kamu bütçesiyse, hele de yıllardır emek, eşitlik ve adalet söylemleriyle öne çıkan bir isimseniz, şeffaflık konusunda herkesten daha hassas olmanız gerekmez mi

Bir de siyasi tutarlılık meselesi var. Dün aynı belediyenin imkanlarıyla sanat üretirken bugün başkanın parti değiştirmesiyle kapıyı çekip gitmek, ister istemez başka bir soruyu gündeme getiriyor: Sanatın bağımsızlığını savunmakla sanat kurumunu siyasi tercihlere göre değerlendirmek arasında bir çelişki yok mu