Türkiye'de magazin çoğu zaman aşklarla, ayrılıklarla, kırmızı halı pozlarıyla konuşulur. Oysa bazen bir dava, bir soyadından çok daha fazlasını anlatır. Duygu Nebioğlu'nun yıllardır verdiği hukuk mücadelesi de tam olarak böyle bir hikaye. Bu dosya artık sadece bir babalık meselesi değil, kabul edilmenin, görünür olmanın ve geç kalınmış bir sorumluluğun hikayesi...
Duygu Nebioğlu önce babalık davasını kazandı. Ardından açtığı manevi tazminat davasında mahkeme 6 milyon lira ödenmesine hükmetti. Bu karar, sadece maddi bir karşılık değil, "yaşananların bir bedeli var" diyen güçlü bir mesaj. Çünkü burada tartışılan şey bir soyadı değil, yıllarca taşınan bir eksiklik duygusu.
Ünlü olmak, alkışlarla büyümek, milyonların sevgisini kazanmak elbette kıymetli. Ancak özel hayat söz konusu olduğunda toplumun beklentisi çok daha net; Sorumluluk...
Bir çocuğun hayatında yer almamak ya da onu yok saymak, yıllar sonra gelen başarılarla telafi edilebilecek bir durum değil. Mahkemenin verdiği karar da aslında tam olarak bunu söylüyor.
Bugüne kadar bu davada çoğu yorum, tarafların açıklamaları üzerinden yürüdü. Oysa meselenin özünde şu var. Bir insan, kimliğini aramak zorunda kalmamalı. Kimin kızı ya da oğlu olduğunu öğrenmek için mahkeme kapılarında beklemek, başlı başına ağır bir yük. Üstelik karşı tarafta kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim varsa, bu yük daha da büyüyor.

1