Magazin dünyasında kim kiminle aşk yaşıyor, kim hangi lüks otomobili aldı, kim milyonluk çantasını sergiledi, kim hangi davette boy gösterdi diye konuşup duruyoruz. Bir fotoğraf paylaşmak için saatlerce hazırlanan, yardım yaparken bile kameraların açısını hesaplayan ünlülerin dünyasında öyle biri var ki, bence gerçek yıldız olmanın ne demek olduğunu herkese gösteriyor.
Gamze Özçelik...
Bir zamanlar güzelliğiyle, oyunculuğuyla, rol aldığı dizilerle konuştuğumuz Gamze, bugün bambaşka bir hikayenin başrolünde. Üstelik bu hikayede ne senaryo var ne yönetmen ne de alkış bekleyen bir oyuncu. Sadece insanlık var, vicdan var, merhamet var.
Yıllar önce şöhretin ışıltılı dünyasını geride bırakıp kendisini ihtiyaç sahiplerine adayan Gamze Özçelik, kurduğu Umuda Koşanlar Derneği ile dünyanın dört bir yanında iyilik peşinde koşuyor.
Ama özellikle son bir yıldır Gazze için yaptıklarını gördükçe kendisine duyduğum saygı katlanıyor.
İsrail saldırılarının yerle bir ettiği Gazze'de açlıkla, susuzlukla, hastalıkla mücadele eden insanların yardımına koşuyor. Üstelik öyle uzaktan birkaç paylaşım yapıp vicdan rahatlatmakla yetinmiyor.
Gazze'de ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek, ekmek, temiz su, bebek maması ve gıda paketleri ulaştırılması için mücadele ediyor. Yardım çalışmalarında kullanılan ekmek fırınlarının bombalandığı, yardım dağıtımlarının engellerle karşılaştığı dönemlerde bile vazgeçmiyor.
Geçtiğimiz kış Mısır üzerinden Gazze'ye gönderilen yardım tırlarıyla 230 aileye çadır, 2 bin 500 kişiye battaniye ulaştırılması için harekete geçildi.
Ramazan ayında ise tam 45 bin kişiyle iftar sofraları paylaşıldı. Yüzlerce aileye gıda desteği sağlandı, 500 çocuğa bayramlık hediye edildi.
Düşünebiliyor musunuz Bizler bayramda ne giyeceğimizi düşünürken, Gazze'deki bir çocuğun yeni bir kıyafetle yüzünün gülmesi için çabalayan bir kadın var.
Ve şimdi Mısır'da...
Gamze Özçelik, Gazze'den Mısır'a tedavi amacıyla getirilen hastaların yanında. Son olarak 23 Gazzeli hastanın ameliyat ve tedavi masrafları, derneğinin yürüttüğü çalışmalarla karşılandı.
Ama beni asıl etkileyen başka bir şey.
O hastaları ve ailelerini bizzat ziyaret etmesi, acılarını dinlemesi, çocukların ellerinden tutması...
Mısır'da zor şartlar altında eğitimlerini sürdürmeye çalışan Gazzeli çocukların sınıflarına da konuk oldu. Savaşın çocuklardan çaldığı hayatlara bir nebze olsun umut taşımaya çalıştı.
Çünkü yardım etmek sadece para göndermek değildir. Bazen bir çocuğun başını okşamak, bazen acılı bir annenin elini tutmak, bazen de çaresiz bir insana yalnız olmadığını hissettirmektir.
İşte Gamze tam da bunu yapıyor.
Üstelik savaşın acılarının henüz dinmediği, belirsizliğin ve tehlikenin sürdüğü bir coğrafyada bulunmaktan çekinmeden...
Elbette bu iyilik yolculuğunda onunla birlikte çalışan gönüllülerin, bağışçıların ve yardım ekiplerinin hakkını da teslim etmek gerekiyor. Çünkü böylesine büyük bir dayanışma tek kişinin değil, kocaman bir vicdan hareketinin eseri.

9