Misakı Milli, İngiliz emperyalizmine teslim olmuş sarayın-sultanın değil, emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı yürüten Mustafa Kemal Atatürk'ün ve İsmet İnönü gibi arkadaşlarının eseridir.
İsmet Bey tarafından yazılan ve Mustafa Kemal Paşa'nın imzaladığı Müdafaai Hukuk Grubu Programı ve Misakı Milli taslağının ilk sayfası.
Tam 106 yıl önce 28 Ocak 1920'de Son Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde Türkiye'nin bağımsızlık bildirisi "Misakı Milli" kabul edildi. Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı tarih yazımına ve siyasal İslamcı tarih okumasına göre Misakı Milli, bir taraftan Atatürk ve arkadaşlarının çabası dışında hazırlanmış ve kabul edilmiş bir metin gibi anlatılırken, diğer taraftan Atatürk ve arkadaşlarının Misakı Milli sınırlarına sahip çıkamadıkları ileri sürülür. Ancak her iki eleştiri de temelsiz, yanlış ve haksızdır.
MİSAKI MİLLİ'NİN DOĞUŞU30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan İşgallere karşı halkın direnme kararlılığı sayesinde, saraydan-sultandan, İstanbul hükümetinden bağımsız biçimde, yurdun değişik yerlerinde Müdafaai Hukuk Cemiyetleri kurulmuş ve Kuvayı Milliye Hareketi ortaya çıkmıştır.
Mustafa Kemal Paşa (Atatürk), 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak dağınık haldeki yerel direnişlerden ulusal bir kurtuluş örgütü yaratmıştır. Erzurum ve Sivas Kongresi'nde ulusal kurtuluşun yol haritası belirlenmiştir. İşte Misakı Milli de bu sırada temellenmiştir. Erzurum ve Sivas Kongrelerinin sonuç bildirileri, Misakı Milli'nin (Ulusal And'ın) temelini oluşturmuştur.
Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü
MİSAKI MİLLİ'NİN HAZIRLANMASITevfik Bıyıklıoğlu'nun deyişiyle "Türk Devleti'nin sınırları Mustafa Kemal Paşa'nın, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı günlerde, Yıldırım Ordular Grubu Kumandanı olarak başlayan ve daha sonra Samsun'a geçmesiyle bütün Millî Mücadele hareketi boyunca devam eden basiretli, azimli ve hesaplı çalışmalarıyla tespit olunmuştur."(1)
Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da toplanacak Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde bir Müdafaai Hukuk Grubu kurulmasını ve meclis başkanlığı ile "ulusal emelleri içeren ve uygulamaya yönelik bir siyasal program" hazırlanmasını istemiştir.
Bu çerçevede ilk Misakı Milli taslağını 19 Ocak 1920'de Ankara'da bizzat Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) kaleme almıştır. İkinci Misakı Milli taslağı ise İsmet Bey (İnönü) tarafından yazılmış, Mustafa Kemal Paşa tarafından gözden geçirilerek imzalanmış ve 21 Ocak 1920'de Müdafaai Hukuk Programı olarak kabul edilmiştir. Her iki taslak da Erzurum ve Sivas Kongrelerinde kabul edilen kararları içermiştir. Bazı ifadeler dışında her iki taslak da aşağı yukarı aynı içeriğe sahiptir.(2)
Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığındaki Temsil Heyeti'nin 1920 yılı Ocak ayının başlarında Ankara'ya gelen milletvekilleriyle yaptığı görüşmeler sonunda Mustafa Kemal Paşa tarafından hazırlanan "Müdafaai Hukuk Grubu Programı ve Misakı Milli" taslağı, Hüsrev (Gerede) Bey'e verilerek İstanbul'a gönderilmiştir.(3) İsmet Bey'in hazırladığı ve Mustafa Kemal Paşa'nın gözden geçirip onayladığı "Müdafaai Hukuk Programı ve Misakı Milli" taslağı da Binbaşı Salih (Omurtak) Bey aracılığıyla İstanbul'a gönderilmiştir.(4) Mustafa Kemal Paşa, İsmet Bey'in taslağı hakkında, 21 Ocak 1921'de Rauf (Orbay) Bey'e yazdığı notta, "Grup Programı'nın İsmet Bey tarafından yazılan tarzı takdim edilmiştir. Bunda daha ziyade açıklık olduğunu zannederim" demiştir.(5)
MİSAKI MİLLİ'NİN KABUL EDİLMESİ12 Ocak 1920'de İstanbul'da Osmanlı Mebuslar Meclisi açılmıştır. Bu mecliste, 22 Ocak 1920 tarihinde yapılan özel ve gizli toplantıda Mustafa Kemal Paşa'nın gönderdiği "Grup Programı ve Misakı Milli" metni okunmuştur.
O günlerde İstanbul'da Mebuslar Meclisi'nde "Ahdi Milli" adı verilen bir metin üzerinde çalışılmaktadır. Ahdi Milli'de, Suriye de "ulusal sınırlar" içinde gösterilmiştir. Rauf Bey ve arkadaşları, bu Ahdi Milli'yi Mustafa Kemal'in gönderdiği Misakı Milli metinleriyle pek bağdaştıramadıkları için söz konusu metinlerin birleştirilmesi amacıyla bir komisyon kurulmasını önermişlerdir. Bunun üzerine on kadar üyeden oluşan bir komisyon kurulmuştur.(6)
Sonuçta İstanbul'da Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde kurulan bu komisyon, Mustafa Kemal Paşa'nın Ankara'dan gönderdiği taslak metinler üzerinde bazı düzeltmeler yapmıştır. Böylece son şeklini alan metin, Mebuslar Meclisi'nin 28 Ocak 1920 tarihli özel ve gizli oturumunda Erzurum Milletvekili Celalettin Arif Bey ve 121 milletvekilinin imzasıyla "Aht ve Misakı Milli" adıyla kabul edilmiştir. Önce bir grup programı olarak düşünülen "Misakı Milli", sonradan bir meclis kararı halini almıştır.(7)
6 maddelik ve toplam 1.5 sayfalık Misakı Milli'ye göre "Osmanlı devletinin özellikle Arap çoğunluğun oturduğu ve 30 Ekim 1918 günlü silah bırakışmasının (Mondros Ateşkes Antlaşması'nın) imzalanması sırasında düşman ordularının işgali altında kalan kısımlarının geleceğini buralar halkının serbestçe belirlemesi gerekli olduğundan söz konusu mütareke çizgisinin içinde ve dışında, din, ırk ve emel yönlerinden birleşik ve birbirine karşılıklı saygı ve özveri duygularıyla dolu ve etnik ve toplumsal hakları ile bölgelerinin koşullarına uyum gösteren Osmanlı-İslam çoğunluğun oturduğu kısımların tümü hiçbir nedenle birbirinden ayrılmaz bir bütündür." Kars Ardahan Batum ve Batı Trakya için halk oylaması yapılmalıdır. İstanbul'un ve Marmara Denizi'nin güvenliği sağlanmak kaydıyla Boğazların dünya ticaretine açılmasına bizimle birlikte öteki tüm devletlerin oy birliğiyle karar verilecektir. Azınlık hakları komşu ülkelerdeki Müslümanların da aynı haklardan yararlanması koşuluyla güvence altına alınacaktır. Kapitülasyonların kaldırılmasına karşılık Osmanlı borçları ödenecektir.
Kabul edilmesinden sonra yaklaşık 20 gün gizli kalan Misakı Milli, 17 Şubat 1920'de Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde Edirne Milletvekili M. Şeref Aykut tarafından okunmuştur.
İstanbul'da Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin Türkiye'nin bağımsızlık belgesi Misakı Milli'yi yayımlaması İngilizler başta olmak üzere İtilaf devletlerini rahatsız etmiştir. Bunun üzerine İtilâf devletleri, 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmiş ve Mebuslar Meclisi'ni basarak ileri gelen milletvekillerini ve bazı aydınları tutuklayıp Malta'ya sürmüştür.
23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan TBMM, 18 Haziran 1920'de açıkladığı dış politika ilkeleri doğrultusunda Misâkı Millî'ye bağlı kalınacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.(8)
Görüldüğü gibi Misakı Milli, Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlık ettiği Erzurum ve Sivas Kongresi kararları doğrultusunda Ankara'da milletvekilleriyle yaptığı toplantılar sonunda bizzat Mustafa Kemal (Atatürk) ve İsmet (İnönü) tarafından hazırlanmış; Ankara'da hazırlanan bu taslak metinler İstanbul'da bir komisyonun yaptığı bazı değişikliklerle Misakı Milli olarak kabul edilmiştir. Misakı Milli, İngiliz emperyalizmine teslim olmuş sarayın-sultanın değil, emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı yürüten Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü gibi arkadaşlarının eseridir.
MİSAK-I MİLLİ METİNLERİNİN FARKI28 Ocak 1920'de Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde kabul edilen Misakı Milli metni genel olarak Mustafa Kemal Paşa'nın Rauf Bey'e gönderdiği taslak metinleri kapsamakla birlikte bazı farklılıklara da sahiptir.
Ankara'dan gönderilen metinlerden biri 7, diğeri 8 madde olarak düzenlenişken, Misakı Milli metni 6 madde olarak düzenlenmiştir. Savaşın sorumlusu ve anayasaya aykırı faaliyetlerde bulunan hükümetlere soruşturma açılması maddesi, Mebuslar Meclisi'nde ayrı bir madde olarak düzenlenerek Misakı Milli'den çıkarıldığından ve bazı maddeler de birleştirildiğinden böyle bir durum ortaya çıkmıştır.
Misakı Milli metnindeki bazı yapısal değişiklikler ise şunlardı:
Mustafa Kemal (Atatürk) ve İsmet (İnönü)'nün metinlerinde geçen Milletler Cemiyeti'nden (md.6) İstanbul'da kabul edilen Misakı Milli'de hiç söz edilmemiştir.
Misakı Milli metinleri arasındaki en ciddi farklılık "mütareke sınırlarının içinde ve dışında" ifadesinde göze çarpmaktadır. Ankara metinlerinde, Mondros Ateşkes Antlaşması'yla belirlenen "sınırların içinde" yaşayan İslam çoğunluğunun "ayrılık kabul etmez bir bütün" olduğu belirtilirken, İstanbul'da bu maddenin kapsamı daha da genişletilerek "mütareke sınırlarının içinde ve dışında" yaşayan Osmanlı-İslam topluluklarını kapsaması sağlanmıştır.
Mustafa Kemal (Atatürk) ve İsmet (İnönü) hazırladıkları metinlerde, Osmanlı topraklarındaki Müslüman topluluklar için "özkardeş" deyimini kullanırken (md. 2), İstanbul'daki Misakı Milli metninde bu tanımlamaya yer verilmemiştir.
Bunların yanı sıra Mebuslar Meclisi'nde kabul edilen Misakı Milli metninde, Batı Trakya'nın hukuki durumundan söz edilirken "Türkiye" kavramının kullanılması çok önemlidir. (Md.3)
Misakı Milli metinleri arasındaki bu farklılıklar arasında Mustafa Kemal Paşa'nın en çok dikkatini çeken nokta, sınırların tanımlanması için kullanılan "içinde" sözcüğünün yanına eklenen "dışında" sözcüğüdür. Rauf (Orbay) Bey, 6 Şubat 1920'de Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde kabul edilen Misakı Milli metnini Mustafa Kemal Paşa'ya gönderdiğinde, Mustafa Kemal Paşa, 7 Şubat 1920'de Rauf (Orbay) Bey'e gönderdiği bir telgrafta, Misakı Milli metnindeki bu değişikliğin nedenini sormuştu:
"Aht ve Misakı Milli'de Mütareke hattı 'dâhil ve haricinde' kalan memleketlerin ayrılmaz bir bütün olduğundan bahsediliyor. Eğer böyle ise sınır hakkındaki prensiplerimde esaslı bir fark yapılmıştır. Bu yönün ve bir de cihana ilan edilmesi lazım gelen bir barış programının gizli tutulmasındaki fayda ve sebebin izah buyurulmasını rica ederiz."(9)
Mustafa Kemal Paşa'nın bu sorularına Rauf Bey'in verdiği yanıt şöyleydi: "1. Bu şekilde, Türk olan Süleymaniye ve Kerkük de iddiamıza dâhil oluyor. Herkesin fikri bu merkezde olduğundan fazla ısrarı münasip görmedik... 2. Biz tabii yayımlanmasına taraftarız. Fakat mebusların bir kısmı siyasi bir mahiyete sahip olan bu beyannamenin yayımlanmasına, hariciye memurlarından oluşan bir encümende incelenerek karar verilmesini ve tercüme edilmesini teklif ettiler. Bu zevat çalışmalarında gecikti..."(10)
Mustafa Kemal (Atatürk), Misakı Milli metininin, sınırları belirleyen ilk maddesine "dışında" ifadesinin eklenmesini doğru bulmamıştı. ünkü Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalandığı gün Türk ordusunun elinde bulunan hattın esas alınması ilkesi ilk kez Erzurum Kongresi'nde kabul edilmişti. Kongre bildirisinin 6.maddesinde "30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlarımız içinde kalan" ülkenin bölünmezliği dile getirilmişti. Bu madde Sivas Kongresi'nde de aynen kabul edilmişti. Bu nedenle Mustafa Kemal (Atatürk) ve İsmet (İnönü), Misakı Milli'nin taslak metnini hazırlarken çok doğal olarak sadece "mütareke sınırlarının içinden" söz etmişlerdi. Ayrıca gerçekçi olan da buydu. Mütareke sınırlarının dışından söz edilmesi, sınır ötesine taşan yayılmacı amaçlar beslendiği biçiminde yorumlanmaya açıktı. Bu durum Türkiye'nin haklı davasına gölge düşürebilirdi.(11)

4