Bu seneki yükseköğretim sınavlarında 128 öğrencisinden 45'i mühendislik, 33 öğrencisi ise tıp fakültelerinde okumaya hak kazanmış bir imam hatip lisesi var: Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi...
Bu liseyi diğer liselerin önüne geçiren unsurları uzun yıllardır düşünürüm. Mustafa Kıyıklık'ın Türkiye 1. olduğu günlerden beri. Ülke genelinde lise eğitiminin zorlukları ve liseler düzeyinde yaşanan başarısızlıklar konuşulurken, acaba Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin hiç geriye düşmeden süre gelen başarısı niçin mercek altına alınmıyor
Benzer soruları soran ve bir kısmıyla cevaplar da bulmuş bir isim, bu seçkin okulun öğretmenlerinden Celal Fedai Bey bakın neler söylemiş:
''Kartal Anadolu Lisesi vakası üzerine öyle görünüyor ki kimsenin düşünmeye niyeti yok.
Hazırlık, dokuz ve onuncu sınıflar boyunca öğrencilerine test çözdürmeyip kendileri tanıyıp şahsiyetlerini geliştirici aksiyonlarla uğraş veren bir okul, dört yıl boyunca güzelim idrakleri teste maruz bırakılan nice okulu geçip devasa bir başarıya imza atıyor ama biz hala bu vaka üzerine düşünmüyoruz.
Çünkü boş tartışmalar işimize geliyor. Esası konuşmak istemiyoruz. Çatıştırılmayı seviyoruz.
Memleketin her gencinin yaşadığımız küresel kültür çağında en çok ihtiyaç duyduğu şey, ona şahsiyetini verecek kendilik bilgisi değil midir Belli başarı seviyesinin üstündeki gençler demek ki Kartallı kardeşlerinde görüldüğü üzere üniversite sınavına son iki yılda çalışarak benzer başarıya pekala ulaşabileceklerdir.
Bu gençlerin yüksek idraklerine o vakte kadar nasıl kılavuz edilmelidir o halde Bu düşünceye okullarımız, eğitim düşüncemiz, velilerimiz hazır mıdır
Her gençte aynı idrak, çalışkanlık elbette olmayacaktır. Şu durumda idrak ve kavrayış çeşidi farklı gençler içinde ayrıca planlar gereklidir. Sadece çok sayıda meslek lisesi açmakla bunun sağlanamayacağı ortadadır.
Tüm mesele, küresel kültürle alıklaşan değil milli eğitimle şahsiyet bulan gençlere kılavuzluk olsa gerektir. Bunu gerçekten istiyor muyuz...
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, üniversite yerleştirme sonuçlarından açıkça görülüyor ki fen ve mühendislik alanlarında çarpıcı bir başarıya imza atmış. 128 mezundan 45 mühendislik, 33 tıp... Eğer bu rakamlar bir şey ifade ediyorsa ki bana göre şahsiyetli bir tek mühendis-doktor, şahsiyetsiz yüz taneye tercih edilmez. Başka türlü Selçuk Bayraktar yetişmez sözgelimi mühendislikte. Türkiye'de savunma sanayimizde yüz akımız nice mühendis var. Yüz akı doktorlarımız da hiç de az değil.

12