Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ilk kez ötenazi talebiyle ilgili bir davaya baktı. Olay İspanya'da geçiyor ama bir insan, bir kadın, bir anne olarak, benim vicdanımı sızlattı. Noelia Castillo, önce erkek arkadaşının, ardından başka adamların topluca gerçekleştirdiği cinsel saldırılara maruz kalmış genç bir kadın, henüz 25 yaşında... Bu ağır travmaları atlatması hiç kolay olmamış, uzun terapiler ve hastaneler sonrasında, intihara teşebbüs etmiş ve bu teşebbüs kötürüm kalmasıyla sonuçlanmış. Hayatı kaldıramadığını söylüyormuş sık sık etrafındakilere...
Hayatı kaldıramamak! Ne kadar ağırdır hayat, incinmişler için kim bilir... Bu cümle üzerinde ciddiyetle durmamız gerekiyor. Olay İspanya'da geçmiş olabilir, ama hayatı kaldıramamakla ilgili cümleler kendi toplumumuzda da duyduğumuz sitemlerdir öyle değil mi Suç ve ceza bağlamında düşündüğümüzde, hiçbir ruh adaletsizliğin hüküm sürdüğü yerde yaşamak istemez der büyük yargıçlar... Eğer işlenen suç, cezalandırılmıyorsa, mağdur bundan sonrasında hep eksik, her zaman kırık dökük kalacaktır. Cezasızlık, suçluları ve şarlatanları azdıracağı gibi, suçun mağdurlarını da hayattan kopartabiliyor. Bu yüzden suç ve ceza bağlamını hayati bir mesele olarak ciddiye almak zorundayız.
Noelia, yaşadıklarının ardından ölüm isteği kararını almış, ötenazi kararı, 2024'den bu yana İspanya'da (Katalan Bölgesi) yasallaşmış halde, tabii detaylı prosedürleri olan bir süreci kat etmek gerekiyor izin alabilmek için... Bir yanıyla mahkemeler, diğer yanıyla hastaneler, yargıçlar ve hekimlerle birlikte bir hayatı sona erdirme kararı veriliyor...
Bu arada Noelia'nın babası ve Hristiyan Avukatlar Grubu adında bir hukuk topluluğu, bu karara itiraz etmişler. Babası, kızının psikolojik olarak yıkıma uğradığını ve bu yüzden de doğru kararlar alamadığını iddia etmiş. İş önce yerel mahkemeye, ardından yüksek mahkemeye ve yine ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitmiş. AİHM, Noelia'nın ötenazi kararını 18 ay içeresinde onaylamış.
Geçtiğimiz hafta doktorunun refakatinde son nefeslerini vermiş Noelia... Hristiyan Avukatlar Grubu, yasal prosedürün ciddi eksikliklerle malul olduğunu söylüyor. Kim ne söylerse söylesin, ötenazinin geri dönüşü olmadığı için giden gittiğiyle kalıyor...
Müteveffa genç kızın son notları hayli ilginç; "Ben gidiyorum ve siz burada tüm acıyla kalıyorsunuz ama yıllar boyunca çektiğim tüm acılar ne olacak Sadece huzur içinde gitmek ve acının durmasını istiyorum..." Bu hüzünlü cümleleri okuduktan sonra, kızcağızın fotoğraflarına, videolarına baktım, gözlerinin altı ağlamaktan ve döktüğü gözyaşlarını silmekten adeta morarmış, düz durduğunda bile gözlerinin içi ağlıyor gibi, kim bilir neler yaşadı neler hissetti. Notları arasında, sık sık tekrarladığı kelime ise "yalnızlık." Büyük acıların sarmalında yapayalnız kaldığını zikretmiş birkaç kere.
Tecavüzün yol açtığı maddi-manevi şiddet, insanın ruhunu paramparça ediyormuş demek ki diye geçiyor içimden. Bir de ebeveynlerle ilgili kısmı var işin. Bu şekilde ağır yüklerin altında ezilen evlatlarına bir türlü ulaşamayan aileler, onlarla konuşabilecekleri dili tüm çabalarına rağmen kuramayan anne ve babalar... Onlar açısından da çok zor olsa gerek bu durum...

4