Moskova'dan NATO'ya Türkiye'nin merkez rolü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Moskova ziyareti her yönüyle önemli mesajlar içeriyordu. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Rus medyası, bu ziyarete ve "Türkiye" başlıklı analizlere geniş yer verdi. Türkiye'nin merkezî konumu ve ürettiği adil çözüm teklifleri, ihtilaf hâlindeki tüm tarafların kabul ettiği yaklaşım olarak öne çıktı...

"Erdoğan için NATO Zirvesi'ne geliyorum."

Bu ifade ABD Başkanı Trump'a ait.

Bakan Hakan Fidan'ın da üzerinde durduğu husus tam olarak buydu. Fidan'ın değerlendirmesine göre; "Erdoğan ve Türkiye olmasaydı Trump zirveye katılmayacaktı."

Bugün Avrupa liderleri yeni bir güvenlik kurgusu arayışı içerisindeler. NATO onlar için uzun yıllar boyunca konforlu bir güvenlik şemsiyesi işlevi gördü. Ancak Trump'ın çıkışları ve restleri, NATO içinde daha önce yüksek sesle sorulmayan bazı soruların masaya gelmesine neden oldu.

Şimdi anlaşılıyor ki Erdoğan ve Türkiye, çıkmaza sürüklenme ihtimali bulunan bu tabloyu düzeltme gayretindedir. Avrupalı liderler Trump'ın nasıl hareket edeceğini tam olarak kestiremiyor. Ancak Hakan Fidan'ın gözlemlediği gibi, "Erdoğan ve Türkler olduğu için bu zirveden olumsuz bir sonuç çıkmaz" düşüncesi hâkim...
Avrupa ve Rusya

Avrupa ile Rusya arasındaki kıran kırana mücadeleyi en doğru okuyan aktörlerden biri Türkiye'dir.

Domine eden güç karakterine sahip Rusya'yı Avrupa istemiyor. Avrupalılar Ukrayna savaşını desteklerken ve özellikle İngiltere'nin öncülüğünde sürece yön verirken de esas amaçlardan biri aşikârdı: Rusya'yı Avrupa'nın doğal bir parçası olarak görmek yerine, sınırlandırılması gereken güç olarak değerlendirmek... Bu nedenle Rusya'nın küçülmesi ve zayıflaması hedeflenmektedir.

Peki bundan somut bir sonuç çıkar mı

Burası hâlâ muallaktır. Çünkü tarih boyunca benzer girişimler, Avrupalıların ve özellikle İngilizlerin arzu ettiği neticeleri vermedi.

Bugün Bolşevik Devrimi'ne yeniden ve farklı veriler ışığında bakıldığında, Avrupa ile Rusya arasına kalıcı bir sınır çekme arayışının da bu süreçte etkili olduğu yönündeki değerlendirmeler daha görünür hâle geliyor.

Aslında Avrupa'nın Rusya'ya ve Türkiye'ye bakışında benzerlikler bulunmaktadır. Türkiye'yi de tam üyelik çerçevesinde istememelerinin nedeni açıktır. Avrupa, domine eden güçleri sistem içerisinde görmek istememektedir. Türklerin böyle bir potansiyele sahip olduğu ise tarihî verilerle sabittir.
Türkiye'nin merkezde durmasının önemi