Kırmızı çizgiler ve kardeşlik

"Coğrafya kaderdir" çıkarımı, uzun yıllardır siyaset yorumlarımızda temel aldığımız bir formüldür.

Türkiye, son yıllarda Türkistan coğrafyasına yönelik ciddi çalışmalar yürütüyor; ortak projeler geliştiriyor ve güç birliğini pekiştiren adımlar atıyor. Sonuçlara baktığımızda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu çabaların takdire şayan olduğu görülüyor. Sonuç odaklı siyaset anlayışının Türkiye'yi önemli bir noktaya taşıdığı da açıktır.

"Coğrafya kaderdir" diyoruz. Evet, Türkistan coğrafyasını analiz ederken de bu formülü göz önünde bulunduruyoruz. Ancak bazı kırmızı çizgileri bu formülün içinde değerlendiremeyiz. Mesela kardeş Kazakistan'ın Kıbrıs meselesindeki tutumunu...

Geçtiğimiz günlerde Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "devlet nişanı" takdim etmesini takdirle takip ettik. Ancak aradan birkaç gün geçmeden aynı Kazak liderin, benzer bir devlet nişanını Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderine de takdim etmesini hayretle izledik!

Kazakistan'ın kendine has bir siyaset yapma tarzı olduğunu, bazı gelişmelerin "coğrafya kaderdir" formülü üzerinden okunması gerektiğini elbette hesaba katıyoruz. Ancak Sayın Tokayev'in bu ilkenin dışına çıkan tutumuna anlam vermek gerçekten zor oluyor!..

Kıbrıs meselesi, Türkiye'nin en temel kırmızı çizgilerinden biridir. Kazak liderin Kuzey Kıbrıs meselesine nasıl yaklaştığını doğrusu anlayamıyorum. Güney Kıbrıs liderinin tutumunu, Avrupa'nın Kuzey Kıbrıs konusuna nasıl sinsice yaklaştığını bilmediğini düşünmek de mümkün değildir. Tokayev zeki bir isimdir; Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetlerini bilmiyor olamaz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a devlet nişanı takdim ettikten kısa bir süre sonra benzer bir nişanı Güney Kıbrıs liderine vermesi, Batılı dostlarını üzmek istemeyen bir siyaset tarzı olarak da yorumlanabilir. Böyle bir durumda ortaya çıkan şey "coğrafya kaderdir" anlayışı değil, mavi boncuk dağıtarak denge kurma yöntemidir.

Kimse yanlış anlamasın. Kazakistan liderinin istediği kişiye istediği madalyayı verme özgürlüğü vardır. Ancak bunu yaparken bile ilke önemlidir.

Kıbrıs meselesinin Türkiye açısından ne ifade ettiğini dünyadaki bütün güç merkezleri biliyor. Kuzey Kıbrıs liderliğinin Türkiye ile ortaya koyduğu duruş da ortadadır. Buna rağmen Türk kanı taşıyan bir Kazak liderin Güney Kıbrıs liderine madalya takması, ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Astana'da büyükelçilik açması, "Kızılelma"nın anlamı üzerine yeniden düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor.
Kızılelma nedir

Bu alelade, sıradan bir kelime değildir. Bu, bir "ilke" ve bir "ülkü"dür.

Kader birliği nedir

Aynı mefkûre istikametini hedef seçenlerin ortak derde üzülmesi, ortak sevince sevinmesidir. Kader birliği, mavi boncuk dağıtma konusunda başarı göstermek değildir. Tam tersine, zor zamanlarda ilkeli ve dirayetli duruş sergileyebilmektir.

Coğrafya kaderdir, doğrudur. Ancak ilkesizlik nedir!.

Coğrafyanın şartları size kutsal değerlerinizi yok saymayı dayatsa bile buna boyun eğmemektir