Türkiye'nin çözüm üretme kabiliyeti, savaşların ve krizlerin yoğunlaştığı günümüzde daha da görünür hâle geldi.
Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-İran gerilimi, İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı'ndaki riskler, Afrika ve Orta Doğu'daki istikrarsızlıklar... Dünyanın karşı karşıya bulunduğu tüm bu kritik başlıklarda Türkiye'nin kapısı çalınıyor.
Ortaya çıkan bu tablo, Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği diplomatik kapasitenin ve çözüm odaklı yaklaşımının doğal bir sonucudur. Bu kapasitenin karşılığını ise özellikle üst düzey temaslarda daha net görmek mümkün.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yurt dışı ziyaretlerinde bunun birçok örneğine şahit oluyoruz. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Moskova ziyareti de Türkiye'nin ulaştığı diplomatik kapasiteye ve kabiliyete verilen önemi göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Öncelikle şu hususun altını çizmek gerekir: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere Rusya'nın en üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmeler başlı başına önem taşımaktadır. Ancak daha dikkat çekici olan, bu isimlerin önemli bir bölümünün Bakan Fidan'ın bulunduğu mekâna gelerek görüşmeleri gerçekleştirmesidir. Bu durum, diplomatik teamüller açısından sık rastlanan bir tablo değildir...
Bakan Fidan'ın Moskova temaslarının gündeminde; enerjiden ticarete, savunmadan istihbarata, ekonomiden turizme, güvenlikten bölgesel stratejilere kadar hem Türkiye'nin hem de dünyanın gündemindeki temel başlıklar yer aldı.
Türkiye açısından Rusya ile ilişkiler yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerden ibaret değil. Ankara, Moskova ile hemen her alanda sürdürülebilir ve yönetilebilir bir ilişki modeli oluşturmayı hedefliyor.
Rusya-Ukrayna savaşının adil bir sonuca bağlanması, ticaret yollarının korunması ve üçüncü ülkelerin süreçten zarar görmemesi için Türkiye yoğun çaba harcıyor.
Bunun yanında; İran krizi, ABD ile İran arasında başlatılmaya çalışılan yeni diplomatik süreç, Gazze'de yaşanan insani trajedi, İsrail'in işgal politikaları, Güney Kafkasya'da kalıcı barışın tesisi, 3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu'nun işlerlik kazanması ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki nihai barış süreci de Hakan Fidan'ın gündemindeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Moskova'da dikkat çeken bir gerçeklik
Bakan Fidan'ın muhataplarıyla yaptığı görüşmelerden yansıyan en önemli hususlardan biri, Rus devlet mekanizmasının üst düzey isimleriyle kurduğu güven ilişkisi.
Dışişleri, içişleri, savunma ve istihbarat kurumlarının yöneticileri, enerji sektörü temsilcileri, Kremlin danışmanları ve Putin'in müzakere ekipleriyle yıllara dayanan bir çalışma zemini oluşmuş...
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin arasındaki ilişkiyi de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Rusların zihniyet dünyasında dostluk ve güvenilirlik önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle karşılıklı güvene dayanan ilişkiler, diplomatik süreçlerin ilerlemesinde kritik önem taşır.
Putin-Fidan görüşmesi ve Kazan'ın mesajı
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Rusya Devlet Başkanı Putin'in programına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşme dâhil edildi.
Görüşmenin adresi olarak Kazan'ın gösterilmesi ayrıca dikkat çekicidir. Zira Rusya'nın Tataristan'a verdiği önem biliniyor. Bu yönüyle Kazan, Türkiye ile Rusya arasında kurulan tarihî ve kültürel bağların sembol şehirlerinden biri, âdeta iki ülke arasındaki "altın köprü" olarak görülüyor.
Türk ekolü dış politika
Türkiye, en karmaşık ve çıkmaz görünen meselelerde dahi sonuç odaklı çözüm üretme kabiliyeti sergileyebiliyor.
ABD ile İran arasında son dönemde yaşanan gelişmelerde de Türkiye'nin katkısını göz ardı etmek mümkün değildir. Elbette Washington ve Tahran'ın karar alma süreçleri ve hızları zaman zaman birbirinden farklılık gösterebiliyor. Ancak tarafların doğrudan konuşabilmesine imkân sağlayan diplomatik zeminin oluşmasında Türkiye'nin katkısı açık şekilde görülüyor.
Konuşabilmek ve etkili konuşabilmek yalnızca bir hitabet meselesi değildir. Türkiye'nin diplomatik etkisini güçlendiren unsur, sahada oluşturduğu kapasite ve caydırıcılıktır.
Çünkü uluslararası ilişkilerde sizi dinlenir ve muhatap alınır kılan şey yalnızca söylemleriniz değil, aynı zamanda sahip olduğunuz güç ve kapasitedir.

31