Hakan Fidan: "Bizi vurmalarını beklemeyiz!"

Paylaşım savaşları bitmeden bize rahat yok. Bu çetrefilsürece Ankara merkezli bakmak, anlamak ve desteklemek bir görevdir.

Bölgemizin geleceğinde kendini esas aktör olarak konumlandırmak isteyen hasta bir yapı var:İsrail...Bu yapının hastalıklı tahayyülü ve gaddar yönetimi, eline bulaştırdığı kanla yeni dünya düzenindeyer edinmek, büyük aktörlerden biri olmak için her türlü zalimliği yapıyor. Akıl tutulmasıyla yeni sistemi kendi lehine kurmaya çalışıyor.

İsrail, yeni dünya düzeninde genişletilmiş topraklar üzerinde hâkimiyet kurarak,"Büyük İsrail"hedefiyle dünya sistemine yerleşmek istiyor.

Bakan Fidan'ın ezber bozan tespitlerine kulak verdiğimizde ortaya çıkan tablo, İsrail açısından olumlu değildir. Çünkü İsrail'in anlık kazanım anlayışı ile devletler tarihi açısından kalıcı kazanım stratejileri taban tabana zıttır.

Hakan Fidan'ın tespitlerine geri dönersek...

"İsrail'in kanla elde ettikleri bugün kazanımlar olarak görülse de önümüzdeki 10 yıllar içinde İsrail'e geri dönüşü yıkıcı olacaktır."

İsrail'in dokunulmazlığı ve yenilmezliği nasıl yıkıldıysa, uluslararası kamuoyunda yalnızlığa itilmesiyle güvenilir hiçbir tarafının kalmayacağı da görülecektir.

Bakan Fidan'ın, İsrail'in saldırıları başladığı günden itibaren yaptığı tüm tespitler tek tek çıktı. Şimdi de diyor ki:

"İleride İsrail'i destekleyecek kimse kalmayacak, kimse İsrail ile yan yana görüntü vermek istemeyecek."

Tüm hükûmetler kendi kamuoyuna kulak vermek zorunda. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un"Filistin devletini Eylül'de tanıyacağız"açıklaması da iç kamuoyunun baskısının bir tezahürü olarak okunmalıdır. Hükûmetlerin bu baskıya uzun vadede direnmesi mümkün değildir.

İslam ülkeleri ve İsrail eleştirisi...

"İslam ülkeleri İsrail'e neden yeterince karşı koymuyor" eleştirisine Hakan Fidan, "Her şeyin hakkını teslim etmemiz gerekiyor" diyerek cevap veriyor.

Geçmişten bugüne İslam ülkeleri ve Arap dünyası Filistin davasına her türlü desteği verdi ve bunun bedelini de ödedi. Asıl baskıyapılması gereken yer ABD'dir. Türkiye'nin bu yönde de çalışmaları var, stratejiler oluşturma konusunda oldukça başarılıdır.

Türkiye'nin çağrısı ile İslam İşbirliği Teşkilatı Filistin için toplandı. Somut sonuç çıkıp çıkmayacağı merak edilirken, Türkiye hem kendi çalışmalarına hem de ortaklarının girişimlerine teknik destek veriyor. Yani Türkiye sadece sert beyanlarla değil, bunların altını dolduran teknik hazırlıklarla da süreci yönetiyor.

Ankara, bazı konuların erken kamuoyuna sunulmasından yana değildir. Batılı müttefiklerin de İsrail'e karşı koyma çabaları önemsenmektedir.