O kupayı al gel de buralar bayram olsun

Pandemi, ekonomik kriz, depremler, savaşlar, cinayetler... İş ve hayat stresi, gelecek kaygısı, acılar...
Uzun yıllardır boğuştuğumuz bu dertler toplum olarak bizi mutsuzluğun dibine sürükledi. Artık herkes kendi hâlinde, bir bataklığa saplanmış, çıkmak için çabalıyor. Evet sokaklarda tablo böyle... Ancak dışarıdan bir gözle bakıldığında; Türkiye hızla ileri doğru koşuyor ama arkasında bağlı olan lastik sürekli geri çekiyor. Sanki bir şey, bir büyük başarı, bir mutluluk onu bu esaretten tamamen kurtaracak gibi...

O kupayı al gel de buralar bayram olsun

Ülke olarak bir zafere ihtiyacımız olduğu kesin. Bütün halkın birlikte sevineceği, birbirine sarılıp çığlıklar atacağı... Dün bir nebze olsun bunu yaşadık. A Millî takımımız, 24 yıl sonra Dünya Kupası'na gidiyor. Kadromuza baktığımızda hepsi birer yıldız. Ve bizi o lastikten kurtaracak şey belki onlar olabilir. Size inanıyoruz çocuklar.

O kupayı al gel de buralar bayram olsun SAYGI...

Gelelim Kosova maçına. Yolda kime sorsam fark atarız diyordu. Evet kâğıt üstünde öyle görünebilir ama günümüz futbolunda artık böyle bir şey yok. Taktik strateji ve ruh, yıldızları dolu bir takımı alt edebilir. Türkiye de bu maçta saygı duydu. Rakibini küçümsemedi, o alıştırdığı futbolu oynamadı. Evet atak üstüne atak yapabilecek potansiyelimiz vardı. Hiçbir şey riske edilmedi. Önemli olan skor değil kazanmaktı, gereği yapıldı.

O kupayı al gel de buralar bayram olsun MAÇIN YILDIZI: TAKIM

İsmail Yüksek, Hakan Çalhanoğlu ve Orkun Kökçü üçlüsü ile orta saha sağlama alındı. İsmail sık sık geride durdu, defansı üçledi, top kaptı, topu yönlendirdi. Hakan yine takımı organize etti, Orkun atakları şekillendirdi. Savunma kusursuza yakındı, ileri üçlü mükemmel olmasa da iyi iş çıkardı. 90 dakikada 2 şut kalemizi buldu, kalede Uğurcan Çakır vardı.

O kupayı al gel de buralar bayram olsun

Yani oynayan herkes vazifesini yaptı. Kimse ön plana çıkmadı, öyle bir ihtiyaç da duymadı. Maçın yıldızı kim deseniz hepsini seçerim.

O kupayı al gel de buralar bayram olsun BIRAKIN PEŞLERİNİ!

Maalesef ligdeki savaş, millî takıma da yansıyor. "Orkun Kökçü, Semih Kılıçsoy niye oynamıyor" ya da "Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz, Samet Akaydın niye var" gibi gereksiz sitemleri sık sık işitiyoruz. Yav arkadaşım sistem işliyor mu İşliyor. Bırakın şu çocukların yakasını. Hepsi adam gibi mücadele ediyor. Hiçbiri kendisini diğerinden ayrı tutmuyor. Takımda uzun senelerdir görülmeyen bir birliktelik var. Ne çabuk unuttunuz, Faroe Adaları'na yenildiğimiz günleri. Madem destek vermiyorsunuz, çekilin yoldan.