Yönetim katında havalar nasıl

Dünyanın önde gelen danışmanlık kuruluşlarından PwC, her yıl binlerce CEO'nun katılımıyla kapsamlı bir araştırma yapar. Araştırmanın sonuçları genellikle ocak ayında, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantısının ilk gününde açıklanır.

Küresel CEO Araştırması'nda CEO'lara ekonomik beklentiler, riskler, fırsatlar ve stratejiler hakkında sorular yöneltilir. Böylece dünyadaki üst düzey yöneticilerin hem kendi şirketlerinin hem de küresel ekonominin geleceğine nasıl baktıkları ortaya konur. Oldukça değerli ve ışık tutan bir çalışma.

Bu yıl 29'uncusu gerçekleştirilen araştırmaya dünyadan 4.500'e yakın CEO katılmış. Bunların yaklaşık 100'ü Türkiye'den.

Araştırmanın kısa bir değerlendirmesini PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu'dan dinledim. CNBC-e yayınına katılan Ulu, dünya genelinde CEO'ların gelecek 12 aydaki gelir büyümesi beklentilerinin arttığına işaret ederek "Küresel ekonomiye duyulan güven geçen yılki kadar kötü değil" dedi.

Ancak dünyadaki gidişat konusunda iyimser olan CEO'lar, konu kendi şirketleri olunca daha ihtiyatlı davranıyor. Şirketlerinin gelecekte gelir artışı sağlayacağına olan güvenleri azalmış. Haklı olabilirler. Çünkü yapay zekâ ve dijital dönüşümün kendileri için ne getireceğini tam olarak öngöremiyorlar. CEO'ların yüzde 42'si iş modellerinin teknolojik değişimin hızına yetişememesinden endişe duyuyor.

Türk CEO'lar da dünyadan kopuk değil. Ancak şirketlerinin büyüme beklentileri konusunda daha endişeliler. Bu sonuç çok da şaşırtıcı olmamalı. Dünyanın en yüksek enflasyon oranına sahip ülkelerinden biriyiz. Nitekim dünyada üçüncü sırada yer alan enflasyon endişesi Türkiye'de ilk sıraya yükseliyor.

Çünkü Cenk Ulu'nun da aktardığı gibi bize özgü faktörler var. Örneğin çalışanlara ödenen ücretlerin toplam gelirlere oranı arttı. İşgücü maliyetini kontrol etmekte zorlanıyorlar. Bu da endişeyi artırıyor. Bir de finansmana erişim meselesi var. Türkiye'de finansmana ulaşmak diğer ülkelere göre daha zor ve daha maliyetli. Bu faktörlerin de etkisiyle büyüme beklentileri açısından ön sıralarda yer almıyoruz.

Büyümesi beklenen pazarlar sıralamasında ise ABD öne çıkıyor. Tarife meselesi de bu algıyı güçlendirmiş görünüyor. ABD tarifeleri yükselttikçe Amerikan iç pazarı daha güçlü hâle geliyor.

Hızlı adaptasyon

Oysa tarife konusu, dünyadaki CEO'ların endişe kaynakları arasında üst sıralarda yer alıyor. Türk CEO'ları arasında ise bu endişe daha da yüksek. Çünkü bizi hem doğrudan hem dolaylı etkiliyor. Örneğin ABD'nin İran'la ticaret yapanlara ek tarife uygulayacağını açıklaması, doğal olarak Türk CEO'larını daha da endişelendiriyor.

Siber riskler, dünya CEO'larının algı sıralamasında yukarılarda yer alıyor. Ancak Türkiye'deki şirketlerde siber risk algısı aynı ölçüde değil. Bir diğer başlık ise iklim riski. İklim riski azalmış değil ama galiba eskisi kadar gündemde tutulmuyor. Bunun arkasında, özellikle Avrupa ile yoğun ticaret yapan büyük şirketlerin gerekli tedbirleri almaya başlamasının da etkisi olabilir.