Madoff hikâyesi neden önemli

Yaklaşık 3 yıl önce, 28 Kasım 2023'te bu köşede "Futbolcuları kim dolandırdı" başlıklı bir yazı yazmıştım. O günlerde yüksek getiri beklentisiyle milyonlarca lirasını bir banka şube müdürüne teslim eden bazı futbolcuların yaşadığı kayıplar gündemdeydi.

O yazıda asıl meselenin yalnızca "Kim dolandırdı" sorusundan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştım. "İnsanlar neden böyle bir riski aldı" sorusu da en az onun kadar, hatta daha da önemliydi. Yüksek getiri arzusu, güven duygusu, çevrenin etkisi ve "kaçırıyorum" endişesi yatırım kararlarını kolayca değiştirebiliyor. Bugün aynı konu başka bir biçimde yeniden karşımızda. Bu kez yüksek gelir beklentisiyle riskli fonlara yatırım yapan ve bu fonların tasfiye edilmesi sonucunda önemli kayıplarla karşılaşan yatırımcıların yaşadığı sıkıntılar konuşuluyor. Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bir fonun zarar etmesi, yatırım stratejisinin başarısız olması veya tasfiye edilmesi dolandırıcılık değildir. Yatırımın doğasında risk vardır. Fakat yaşananlar bize finans tarihinin en ünlü dolandırıcılıklarından birini, Bernard Madoff vakasını yeniden hatırlattı. Madoff'un hikâyesi neden önemli

Şaşırtıcı ölçüde basit olabilir

Çünkü Madoff yatırım dünyasında güvenin nasıl bir sermayeye dönüşebileceğini gösterdi. Wall Street'te yıllarca saygın bir isim olarak tanındı. Yatırımcılarına istikrarlı ve yüksek sayılabilecek getiriler sağladığı izlenimini verdi. Oysa sistemin arkasında anlatıldığı gibi çalışan bir yatırım faaliyeti yoktu. Yeni yatırımcılardan gelen paralar, eski yatırımcıların para çekilişlerini karşılamak için kullanılıyordu. Aslında buna Ponzi finansmanı deniyordu.

İtalyan asıllı Charles Ponzi'nin 1920'lerde uyguladığı yöntemden adını alan Ponzi şemasının temel mantığı şaşırtıcı ölçüde basittir. Ortada gerçekten sürdürülebilir bir yatırım getirisi yoktur. İlk yatırımcılara yapılan ödemeler, daha sonra sisteme giren yatırımcıların parasıyla karşılanır. Bir süre her şey yolunda görünür. İlk yatırımcılar paralarını ve getirilerini aldıkça sistem güven kazanır. Onlar da nasıl kazandıklarını başkalarına anlatır. Yeni para geldikçe sistem büyür; bir süre daha ayakta kalır. Ta ki yeni para girişi yavaşlayana veya herkes parasını aynı anda istemeye başlayana kadar. Bu düzenin matematiği sürdürülebilir değildir. Yeni para girişi yavaşladığında veya çok sayıda yatırımcı aynı anda parasını istediğinde gerçek ortaya çıkar. Madoff'un sistemi de 2008 finansal krizinde bu gerçekle karşılaştı. Yatırımcıların paralarını geri istemesiyle çark dönemez hale geldi. Hesaplarda yaklaşık 65 milyar dolarlık varlık görünüyordu ama gerçekte bu büyüklükte bir yatırım portföyü bulunmuyordu. Madoff 2009'da suçunu kabul etti ve 150 yıl hapis cezasına çarptırıldı. ABD Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SEC) daha sonraki incelemeleri ise Madoff hakkında daha önce yapılan ciddi ihbarların yeterince değerlendirilmediğini ortaya koydu. 2021 yılında cezaevinde ölen Madoff bize bugün ne söylüyor